Varlık dergisinin Mayıs 2018 sayısının dosya konusu: “İktidar, Müzik ve Yeni Yerellik”

Yorum bırakın

Varlık dergisinin Mart sayısının dosya konusu kentsel ve kültürel dönüşümdü. Kimi güncel gelişmeler ışığında kentin küresel, ulusal ve yerel iktidarın iradesine boyun eğişini tartışmıştık. Nisan sayımızda kentin iktidar üreten mekânlarından çıkıp, iktidarın bakışından tekinsiz addedilen sokaklara odaklanmış, hem sokak sanatına, sokağın sesine ve sanatçısına hem de sokağın eril katılığının eleştirisine yer vermiştik. Mayıs sayımızda da kent ve kültür temasıyla devam ediyoruz, mekânın ve yerelliğin müzikle yeniden inşasına, kimlik kazanmasına odaklanıyoruz. Postmodern çağın kentleri, küreselleşen kültür ile bir yandan dünyaya açılıyor. Diğer yandan aynı açılım, kendi kültürü üstüne kapanma dalgası yaratıyor. Bu dosyada bu açılma ve kapanmayı farklı açılardan ele almaya çalıştık.

Dosyanın ilk yazısı “İstanbul’da Klasik Müzik”. İstanbul’un sadece sokak sanatına değil tüm türleriyle sanata kucak açmış ve açan bir kent olduğu bilgisiyle, Nilgün Tutal ve Ege Ülgen geçen sayıda sokak müzisyenleriyle yaptıkları sohbeti klasik müzik sanatçılarıyla sürdürüyorlar: İstanbul’da doğup büyümüş CRR Caz Orkestrası Şefi Dr. Nail Yazıcıoğlu ve 2000 yılından bu yana İstanbul’da yaşayan Azerbaycanlı değerli piyanist İslam Manafov ilginç gözlem ve deneyimlerini paylaşıyorlar.

İstanbul’un klasik müzik üstünden Batı ile kurduğu bağın zamanımızın kimliksel veya kültürel diyebileceğimiz kapanmayla bir yerlilik arayışına nasıl sahne olduğunu Ceren Acun “İstanbul’un Musiki Kimliği” başlıklı yazısında ele alıyor. Acun soruyor: İktidar kendi ideolojisini kent mekânına müzikle nasıl yayar? Kamusal mekân müzikle nasıl kimlik sahibi kılınır? Bu iki soruyu İstanbul’un sekülerleşmesi ve muhafazakârlaşması deneyimine odaklanarak yanıtlamaya çalışıyor.

Acun’un mekânının politikleştirilmesini ele aldığı yazısının ardından Zeynep Işıl Işık Dursun mekânın sınıfsal ve kimliksel yapısını “Çankaya’nın İşitsel Dokusu” başlığı altında inceliyor. Işık Dursun bize Ankara’nın Çankaya ilçesinin parklarında ve caddelerinde dolaşırken edindiği izlenimleri aktarıyor. Çankaya’nın farklı yerlerinde icra edilen müzik seslerine kulak kabartırken, kentin işitsel dokusuna ve mekânların kimliğini ele veren kültür politikasına da değiniyor.

İncilay Cangöz “Şehrin Öteki Yüzü veya Tangonun Doğuşu” başlıklı yazısında Batı’nın sömürgeci tarihine de değinerek tango ve kent ilişkini tartışıyor. 16. yüzyılda İspanyollar tarafında kurulan Buenos Aires kentinde ortaya çıkan tangonun 19. yüzyılda İstanbul’a nasıl ulaştığını, küreselleşen kültürle birlikte günümüzde kent sakinlerinin boş zaman etkinliğine nasıl dönüştüğünü aktarıyor.

“Vals, Tango Derken…” başlıklı yazısında Korkmaz Alemdar ise, kültürel dönüşüm politikalarında egemen (Batı) kültür modelinin etkisine değiniyor. Falih Rıfkı Atay ve Müşerref Hekimoğlu’nun İstanbul ve Ankara’da Cumhuriyet’in ilk yıllarında prestij kazanan tango, vals ve zeybek zamanına dair gözlemlerini aktarıyor.

Gelecek sayıda kent ve çok-kültürlülüğü ele alarak, kent dizimizi kapatmayı umuyoruz.

Reklamlar

Varlık’ta Bu Ay (Mayıs 2018)

Yorum bırakın

Dosya: “İktidar, Müzik ve Yeni Yerellik” – Nilgün Tutal, Ege Ülgen, Ceren Acun, Zeynep Işıl Işık Dursun, İncilay Cangöz, Korkmaz Alemdar

Yazı: Ülkü Tamer İçin 81 Virgül (Haydar Ergülen) – Hasan Hüseyin’i Yeniden Okumak (Salih Bolat) – Sanatın Hayata Benzediği ve Hayatın Sanata Sızdığı Üç Sergi Üzerine (Rumeysa Kiger) – Şiiri Kullanım Değerine İndirgemek (Tuğrul Tanyol) – Telif Hakları Nereye Koşuyor?  (Tahir Abacı) – Kalem ile Kâğıt Arasında, Çemberin Sonsuz Çıkmazında: Hasan Ali Toptaş ve “Uykuların Doğusu” (Hande Balkız) – Modern Şiir Ne Zaman Başlar? (Sabit Kemal Bayıldıran) – Tevhid, Ruhban, Kamusal Alan ve Demokrasi (Halûk Sunat) – John Steinbeck, Charley ve Bir de Rocinante (Taner Ay) – Sembolizmin Perulu Adı: José Maria Eguren (Tozan Alkan) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Ian Anderson, José Maria Eguren, Hüseyin Peker, Okan Alay, Duygu Kankaytsın, Mehmet Karaca, Çağla Meknuze, İsmail Demir, Onur Duman, Nihal Başgöl

Öykü: İsmail Doruk, Gözde Sayınsoy, Belgin Bıyıkoğlu

Desen: G. Öykü Doğan

Varlık Kitaplığı: Abdülkadir Budak ile “Ya Şiir Olmasaydı” Üzerine Söyleşi (Niyazi Karabey, Kenan Sarıalioğlu, Yaşar Kara) – “Yeryüzü Yorgunları”Neslihan Önderoğlu (Damla Yazıcı) – Ali Ayçil ile “Bir Japon Nasıl Ölür” Üzerine Söyleşi (M. Fatih Kutan) – “Kira Kuşları” – Abuzer Gülpınar (Bekir Dadır) – Yavuz Türk ile “Sonra, Doğdum” Üzerine Söyleşi (Ayhan Şahin) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Bir Yayınevi: Kaan Çaydamlı 6:45 Yayın’ı Anlatıyor (Alper Çeker) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Varlık bu ay da Güncel Sanat, Günler Geçer, Şiirlerle Latin Amerika, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Bir Yayınevi, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Nicolas Taleb, “Siyah Kuğu” ve “Antikırılganlık” adlı kitaplarıyla Varlık Yayınları’nda.

Yorum bırakın

Nicolas Taleb, belirsiz bir dünyada nasıl başarıya ulaşılacağını açıklıyor. Siyah Kuğu’da dünyamızla ilgili hemen her şeyin temelinde olasılıksız ve öngörülemeyen olayların yattığını gösteren Taleb, Antikırılganlık’ta belirsizliği arzu edilir, hatta gerekli kılarak baş tacı ediyor ve her şeyin antikırılgan olacak şekilde yapılmasını öneriyor. Antikırılganlık, Siyah Kuğu dünyasında yaşamak için bir şablon  sunuyor. Taleb’in bilgili, nükteli ve putkırıcı mesajı, devrim niteliğinde.

Kafka’nın üç önemli yapıtı ve “Milana’ya Mektuplar”ı Varlık Yayınları’nda.

Yorum bırakın

22 Ocak’ta yitirdiğimiz Enver Ercan bugün İzmir TÜYAP Kitap Fuarı’nda şair, yazar, yayıncı yönlerinin konuşulduğu iki panelle anılıyor.

Yorum bırakın

İzmir Tüyap Kitap Fuarı’nda Salon 2 No 302/A’da okurlarımızı bekliyoruz.

Yorum bırakın

Sönmüş Hayaller III: Bir Yaratıcının Çektikleri / Honoré de Balzac

Yorum bırakın

Büyük Fransız romancısı Honoré de Balzac’ın en güzel romanlarından biri olan Sönmüş Hayaller’inin “İki Şair” ve “Taşralı Bir Büyük Adam Paris’te” adlı ilk iki cildinin çevirisi Yaşar Nabi Nayır’a aitti. “Bir Yaratıcının Çektikleri” adlı son cildi Filiz Nayır Deniztekin, Türkçeye kazandırdı.

Yıllardır emek verdiği bitkisel kâğıt üretme hayalini gerçekleştiren David’i çekemeyen rakiplerinin aileye yaşattığı felaketler, Fransa’daki hukuk ve bankacılık alanlarının canlı ve ayrıntılı bir anlatımıyla gözler önüne seriliyor…

 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: