“Bir Sabah Galata’da Uyandım” adlı çalışmasında Suzan Nana Tarablus, İstanbul’un kentsel belleğinde önemli bir yeri olan Kamondo Han ve Galata çevresinde yaşamış kişilerle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini paylaşıyor.

Yorum bırakın

 

“Suzan Nana Tarablus, bu kitapta İstanbul’un kentsel belleğinde önemli bir yeri olan Kamondo Han ve Galata çevresinde yaşamış kişilerle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini paylaşıyor. Bu çalışmasıyla Yahudi toplumunun kültürel belleğinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunuyor. Özellikle Galata ve çevresi ile ilgili hatıraların, duyguların aktarıldığı bu görüşmelere kendi aile hikâyesinden kesitler de ekliyor. Böylece Galatalı Yahudiler’e dair bilgi birikimini yaşamından anılarla birleştirerek, okurların Galata’daki yaşam deneyimine tanık olmasını sağlıyor.

Toplumsal yapıların mikro analizinin ortaya konmasında etkili olan sözlü tarih yöntemi, toplumsal gerçekliğin farklı boyutlarıyla betimlenmesinde önemli rol oynar. Kendi döneminin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı hakkında bilgi verir.

Kentsel mekân farklı dillerin, kimliklerin, kültürlerin karşılaşma ve diyalog alanıdır. Suzan Nana Tarablus’un bu çalışması, kendine özgü bir toplumun, İstanbul’un kültürel-mekânsal olanaklarıyla biçimlenme sürecinin bir fotoğrafını veriyor. Ayrıca Yahudi toplumunun geniş topluma açık olma deneyimini örneklemesi açısından ilginç ve önemli tanıklıklar sunuyor.” (Berken Döner)

Kitabı edinmek için: https://www.varlikonline.com/

Yazar:                         Suzan Nana Tarablus

Türü/ilgi alanı:           Anlatı

Isbn:                            978 975 434 654 1

Sayfa sayısı:               192

Boyut:                        135x195mm

Fiyat(KDV dahil):      28 TL

Gürsel Korat, “Yitik Masumiyet: Varoluşsal Suçluluk” dosyasına “Yazarın Seçimi” başlıklı yazısıyla katkıda bulunuyor.

Yorum bırakın

Çağımızın cinsel suçları varoluşsal olarak asla suçlanamayacak, doğuştan getirilen cinsel kim-likleri önyargısız bir biçimde ele alamayan insanların eseridir. Bu nedenle edebiyat bu alana el attığında bir dilsel arınma eylemi yaşamalı ve cinsiyetlere göre yapılandırılmış basmakalıp söylemlerden uzaklaşmalıdır. İçine doğduğumuz dünya cinsiyetçi bir dille örülüdür ve bu dil yüzünden edebiyatın ve bilimin dışından beslenen her insan kültürel cinsiyet kodlarını varoluşsal bir hakikat sanabilir. Ne var ki bilim kavramsal olarak, sanat da eylemsel olarak bu seçimlerden birini onaylamaktan kaçınmak zorundadır.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Eda Gül Roidi, Varlık-Ekim 2020 dosyasında “Aidiyet” filmine varoluşsal perspektiften bakarak kişinin kendini var etme derdini yorumluyor.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Şeyma Karaca Küçük, Varlık-Ekim 2020 dosyasında, bir karşılaştırmalı edebiyat örneği olarak Mehmet Eroğlu’nun Geç Kalmış Ölü ve Graham Greene’in Meselenin Kalbi adlı romanlarını intihar odaklı ele alıyor.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Varlık – Ekim 2020’de, Hesse’den Sadık Hidayet’e tercih edilen ölümün cazibesini “Sağ Kalanların Tabut’u” yazısıyla Yavuz Ahmet anlatıyor.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Öfke Dansı’nın yazarı ünlü psikolog Dr. Harriet Lerner, ezber bozan bir çalışmasıyla daha Türkçede: “Neden Özür Dilemiyorsun?”

Yorum bırakın

 

 

Yirmi yıldan uzun bir süre özür dileme sanatı üzerinde çalışan Dr. Lerner,  sebep olduğumuz ve maruz kaldığımız hasarı iyileştirmeye yönelik benzersiz bakış açısını ilk kez bu kitapta paylaşıyor.

Çoksatan Öfke Dansı’nın yazarı ünlü psikolog, anlamlı bir özrün ilişkiyi nasıl dönüştürebileceğini ve baştan savma özürlerin uzlaşma kapısını açmakta nasıl yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda bağışlama baskısının neden zarar gören tarafın yarasını  derinleştirmekten başka bir işe yaramayacağını da açıklıyor. Sorun ister bir arkadaşın halısına kırmızı şarap dökmek kadar küçük olsun, ister ihanet ya da sadakatsizlik kadar ciddi, Lerner bir özrü hak eden ve özür dilemesi gereken kişilere iyileştirici tavsiyelerde bulunuyor.

Özür dileme cesareti ve bunu iyi yapma bilgeliği etkili liderliğin, evliliğin, ebeveynliğin, dostluğun, kişisel bütünlüğün ve sevgi dediğimiz şeyin merkezinde yer alır.
Bu ezber bozan kitap bize yol gösteriyor.

Kitabı satın almak için: https://www.varlikonline.com/kitap/577/neden-ozur-dilemiyorsun-buyuk-ihanetleri-ve-gundelik-yaralari-iyilestirmek

 

Türkçesi:                     Sinem Sultan Gül

Türü/ilgi alanı:           İletişim, psikoloji

Dizi:                           Kişisel Gelişim

Isbn:                            978 975 434 652 7

Barkod:                       978 975 434 652 7

Sayfa sayısı:               168

Boyut:                        135x195mm

Fiyat(KDV dahil):      28 TL

Baskı türü:                  3. Hamur,  55 gr. holmen

Kapak türü:                karton kapak

Varoluşu tamamlamanın bir seçimden çok ödev olduğunu dile getiren Tuğba Çelik bu ödevi yerine getirmenin ödettiği ağır bedellerin işlendiği Mikado’nun Çöpleri’ni (Melih Cevdet Anday) çözümlüyor. Varlık – Ekim 2020’de.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Varlık dergisinin Ekim dosyasında Canan Olpak Koç, fiziksel erksizliğin suçluluğa evrilişini Canetti’nin Körleşme romanındaki başkarakter Kien’i odaktan çıkarıp diğer karakter Fischerle’yi merkeze alarak değerlendiriyor.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Hande Balkız, Varlık dergisinin Ekim 2020 sayısında “Deniz Durukan Şiirlerinde İçeşikler”i inceliyor: ‘Gölgeler de Işık Kadar Önemlidir Hayatta’

Yorum bırakın

Deniz Durukan (Foto: Yılmaz Başar Babür)

Şakağına Daya Beni ve Rugan’da toplumun özellikle kadın bedenine yönelik estetik dayatma-ları yerlebir edilir. Dokuz Katlı Sıdıka’da hem Sıdıka’nın hem tek bacaklı Nuriye’nin beden imgeleri ilk iki kitaptaki eleştirilerle örtüşür. Zira ‘Dokuz Katlı Sıdıka’ adlandırmasındaki ‘dokuz kat’ idealize edilen beden algılarının kabul sınırlarının dışındadır.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Şeref Bilsel, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen şiirleri değerlendirmeyi sürdürüyor.

Yorum bırakın

Pek çok sanat eserinin gizli yahut açık doğada bulunduğunu ve fakat bu eserlerin kendi zamanını, mekânını, topluluğunu yakalayabilmek için bir özneye ihtiyaç duyduğunu biliyoruz. Biz ne göndermiş olursak olalım, karşımızda bir ‘alıcı’ yoksa gönderdiğimiz gönderilmiş olarak, ulaşmamış olarak kalacaktır. İçinde bulunduğumuz çağ bilmeyi yüceleştiriyor; sezgiyi ise dışarıda durmaya zorluyor. Özellikle şiirde ‘bilgi’ üzerinden girişilen her hamle çoğunlukla karşımıza taklit eserler çıkartıyor. Birçok kez tekrar ettim: Bugün en az şiir bilgisi kadar ‘şiir görgüsü’ne de ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: