Gezi Direnişi’yle beraber sanat dünyasında, belki de uzun zamandır tanık olmadığımız kadar canlı bir biçimde, yeniden sanat ve politika ilişkisi konuşulmaya başlandı. Ne ki, konu üzerine giden çalışmalar, genellikle 80 öncesi sol gelenekten devralınmış politik sanat argümanlarını tekrar etmekten ya da soğuk savaş boyunca emperyalist dünyadan yayılan küçümseyici ciddiyetsizliği yansıtmaktan öteye gidemedi. Bunların dışında kişisel çabalarla sanatın politikasını ele almaya çalışan girişimler ve 21. yüzyıl aktivizminin sanatsal boyutunu değerlendirme çabaları da oldu elbet. Ancak çoğu zaman bu kişisel çabalar yeteri kadar destek bulamadı ya da sosyolojik saptamaların cazibesine kapılıp sanat alanını terk etmeye eğilim gösterdiler.
Varlık dergisi için hazırladığımız “Sanatın Politikası” dosyası bu noktada sanatlar açısından geniş kapsamlı bir bakış ortaya koymayı hedefliyor.
Kısa bir zaman aralığında, dergi yetkililerinin de büyük gayretiyle, şiirden müziğe, siyaset felsefesinden bilgi teorisine kadar konuyla ilgisi olduğunu düşündüğümüz önemli metinleri bir araya getirmeye çalıştık. Gezi Direnişi gibi tarihsel bir olayın ardından aynı kavram ve yöntemlerle eskide kalmış tartışmaları yinelemenin ötesine geçerek, sanatların içinde uzun zamandır soluk alıp vermekte olan politikayı, –Walter Benjamin’in öne sürdüğü terimle ifade edecek olursak– “şiirsel politika”yı ele almamızı sağlayacak bakış açılarını araştırmayı denedik. Gezi Direnişi’nin hepimize gösterdiği gibi, o ya da bu politikanın temsili olmayan, sanatın dünyada yer tutma biçimi ve kendi yapıp etme tarzından kaynaklanan poetik bir politika sanıyoruz ki o kadar uzak ve yabancı değil.

Reklamlar