Nilgün Tutal “Nereden Geliyor Bu Rahatlık Fuat Avni?” başlıklı yazısında Fuat Avni mahlaslı twitter hesabının siyasi iktidarda yarattığı tedirginliği ele alıyor. İktidarın her türlü önlemi alma girişimine karşı sanal varlığını korumayı başaran Fuat Avni’nin nasıl bir köstebek ya da ihbarcı olduğunu anlamaya çalışırken, Fransız kadın romancı Colette’in kıskanılan dişi kedi Saha’sının gerçek bir köstebeği yeraltından çıkardıktan sonraki gururu ile sanal kişilikli köstebeğin siyasi iktidarın denetimden kaçmayı başarmasından dolayı yaşadığı galibiyet hissini karşılıklı ele alıyor. Bunun yanı sıra Fusetea soğuk çay markasının yeni reklamında mafyavari bir yapıda “sır saklayamıyorum, konuşmadan duramıyorum” diyen korkusuz ve kaygısız köstebekle Fuat Avni’yi karşılaştırıyor; Fuat Avni’nin tüm anonimliğine rağmen iktidardaki siyasi partinin halen işbaşındaki temsilcileriyle sistemin içinden gelen ve çıkar odaklı bir sır saklayamama ve konuşmadan duramama halini paylaştığına dikkati çekiyor.

Aydın Çam “Mahrem Devlet” başlıklı yazısında WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın 2006’da kaleme aldığı Yönetim Modeli Olarak Komploculuk Üzerine başlıklı manifestosundaki “Otoriter rejimler kendileriyle çatışan güçler yaratarak halkın gerçeği öğrenme arzularını perdeliyorlar” ifadesinden yola çıkan sızıntıları ve devletin şeffaflığı ilkesini soruşturmaya açıyor. Evet, ideal demokrasinin gerçekleşmesi için devletin açıklığı önemli, ancak bu açıklığı sağlarken gerçekliğe dair ölçütümüz ne olacak? Hakikatin doğruluğunu nasıl bilebileceğiz? Soruyu Fuat Avni’yi de sorgulamak için de gündeme getiren Çam, Michel Foucault’nun irdelediği parrhesia –ya da hakikati söyleme konusundaki dürüstlük– mefhumunun tam da bu bağlamda önem kazandığına dikkat çekiyor.

Korkmaz Alemdar “Fuat Avni ya da Avanaklığın Egemenliği Üzerine” başlıklı yazısında  demokrasi ve iletişim özgürlüğü arazlarıyla cebelleşen Türkiye’nin niye son haberleri Fuat Avni’den aldığı üzerinde duruyor. Medyanın asli işlevini yerine getirmediği Türkiye’de twitter fenomeni olan Fuat Avni’nin Watergate (1974), Wikileaks (2006) ve Snowden (2013) gibi devletin gizli hesaplarını değişime yol açacak bir etkiyle kamuoyuna duyurmuş kişi ve olaylardan dedikoducu olması, aklına geleni söylemesi ve hiçbir şey bilmemesiyle ayrıştığına işaret ediyor.

Reklamlar