Varlık dergisinin Temmuz 2015 sayısında Medya Notları köşesinde Korkmaz Alemdar “Seçim Kampanyası: Paralar Boşa mı Gitti?” başlıklı yazısında partilerin seçim kampanyalarını seçim sonuçlarının ışığında değerlendiriyor. Siyasal seçim kampanyası yönetiminin iletişimsel bir öngörü yeteneği gerektirdiğini; bu öngörünün de sadece teknik bir ikna stratejisi bilgisinden daha ziyade, seçime giren ülkenin kurumsal, siyasi ve kültürel tarihini iyi bilmekle mümkün olabileceğini vurguluyor. Ayrıca Serge Tchakotine’in Nazi Almanyası’ndaki propaganda faaliyetlerine ilişkin yazdıklarını okura anımsatıyor.

Nilgün Tutal “Seçimlerin Yüce Nesnesi: Altın Kaplı Klozet Kapağı” başlıklı yazısında 2015 seçim kampanyasında ortaya çıkan altın kaplı klozet kapağı tartışmasından hareket ediyor. Klozet kapağı gibi sıradan bir günlük yaşam nesnesinin siyasetin yüce nesnesine dönüşme serüvenini Fransız Psikanalist Jacques Lacan’ın Edgar Allan Poe’nun “Çalınan Mektup” öyküsüne getirdiği yorumun ışığında ele almayı deniyor. Gösteren değeri kazanan yüce/atık ikiliğiyle damgalanmış bir nesnenin siyasi mantığının ne olacağını çözümlüyor. Slovaj Zizek’in Lacan okumalarına dayanarak yaptığı saptamalarla bu yüce/atık nesnenin siyasi mantığının AKP yanlısı medyanın “sandıktan iktidarsızlık çıktı” sanısının kavramamıza nasıl yardımcı olduğunu açıklıyor.

Aydın Çam, “Neşe ile Öfke Arasında” başlıklı yazısında 16. yüzyılın Flaman toplumunu ve gündelik hayatını tablolarına çarpıcı bir şekilde aktarmış olan Pieter Brueghel’in Karnaval ve Perhiz Arasındaki Savaş adlı çalışmasından yola çıkarak iktidarın öfkesini ve bu öfkeye karşı halkın neşesini irdeliyor. Taksim Gezi Parkı Direnişi’nden bu yana iyiden iyiye görünür hale gelen bir çatışma bu: Bir yanda yaşama sevinci veren bir neşe, diğer yanda onu sıkıdüzene sokmaya çalışan bir öfke…

Reklamlar