Şubat sayımızın dosyasında “Çocuklar için felsefe mi, felsefe için çocuk mu?” diye soruyoruz. Soru kulağa biraz tuhaf gelebilir. Hele MEB müfredatında felsefe derslerinin 10. sınıfta başlatıldığı düşünülünce… Ki bu bile çok yeni bir gelişme ve elbette yeterli değil. Öğrenciler felsefe ile çok geç yaşta tanışıyorlar. Burada bir not düşmek gerekiyor: İlk olarak Matthew Lipman’ın 70’lerin başında oluşturduğu Çocuklar İçin Felsefe pedagojisinin liselerdeki fikirler tarihi özetine indirgenen felsefe dersiyle pek ilgisi yok.

Türkiye Felsefe Kurumu, “Çocuklar İçin Felsefe” birimini 1992 yılında kurdu ve bu alanda hem akademik hem de uygulamaya dönük çalışmalarına devam ediyor. Hazır cevaplara, kalıplara hayır diyen, dünyaya hayret ve merakla bakan, bilinmeyeni, gizemli olanı anlamak yönünde heyecan duyan, eleştirel ve yaratıcı düşünen, başkalarının fikirlerine değer veren, fikirler arasında bağlantı kuran nesiller yetişmesini istiyorsak biz de bu çalışmalardan haberdar olmalı ve eğitim sisteminin değişmesi için çaba sarfetmeliyiz. Bu sayımızın dosya yazarları konu hakkındaki en güncel deneyimlerini bizlerle paylaşıyorlar.

Dosyamızı hazırlayan Betül Dünder şöyle diyor: “Sonuçta, çocukların düşündüklerini duyacak, onlara sadece kendi fikirlerini empoze etmeden, geleceği inşa ederken kendileri olmalarını, özgün düşünmelerini ve yaratıcılıklarını kaybetmemelerini sağlayacak bir pedagojiye ihtiyacımız olduğu konusunda hemfikiriz. Öyleyse şu soruyu sormak dünyanın hızla karardığı bir zamanda bizi de bir şeyleri farkına varmaya davet edecek ve harekete geçirecektir inancındayım: Çocuklar için felsefe mi, felsefe için çocuk mu?”

Duvarlar Örülmeden – Nuran Direk

Nuran Direk, Türkiye’de “Çocuklar İçin Felsefe” üzerine sistemli olarak düşünen ve uygulama biçimleri hakkında eğitimci olarak yol gösterici isimlerin başında gelmektedir. Onun cümleleriyle ‘Çocuklar İçin Felsefe’, “uygun bir metinden, bir öyküden, bir gazete haberinden ya da günlük yaşam deneyimlerinden hareket ederek çocukların diyalog kurmaları ve tartışma yoluyla kavramları inşa etmesi, okuduklarıyla kendi deneyimlerini birleştirerek değerlendirmeler yapmasıdır.” ‘Türkiye Felsefe Kurumu Çocuklar İçin Felsefe Birimi’ başkanı olarak çalışmalarını sürdürmekte olan Nuran Direk, “Çocuklarla Neden Felsefe Yapmalıyız?/Nasıl Yapmalıyız?” sorularını kendi çalışmaları ve deneyimlerini paylaşarak yanıtlıyor bu dosyada.

Çocuklar İçin Felsefe – Onur Bakır

Onur Bakır “Çocuklar İçin Felsefe” atölye eğitmeni olarak, aynı zamanda eğitmen eğitimleri düzenleyerek bu alanda çocuklarla çalışması muhtemel eğitimcilere/ gönüllülere yönelik uyguladığı programı yazısında ayrıntılandırarak Çocuklar İçin Felsefe pedagojisinin yöntemini detaylandırıyor.

Çocuklar İçin Felsefe Yazını Üzerine – Özlem Yarkın

Özlem Yarkın “Çocuklar İçin Felsefe” kitapları kaleme alan bir felsefeci/yazar olarak; çocuklara yönelik felsefe kitaplarının nasıl kurgulanması gerektiğini yine kendi deneyimini gözeterek yazdı.

Türkiye’de Lise Düzeyinde Felsefe Eğitimi: Engeller ve Olanaklar – Çiğdem Şimşek – Sevil Kuvan

Son olarak bir oluşum olarak gayet önemsediğim “İstanbul Liseleri Felsefe Kulüpleri Platformu” (İLFKP)’nın içinde yer alan, bir alternatif eğitimden ziyade “felsefe yapma hakkına” odaklanan ve buradan hareketle bir araya gelen felsefecilerin/ öğretmenlerin ve öğrencilerin felsefe yaparken dayanışma göstermesinin, düşünsel süreçleri paylaşmasının nadide örneklerinden biri olan bu platformda yıllardır bilfiil çalışmalarda yer alan Çiğdem Şimşek ve Sevil Kuvan, amaçlarını, ilkelerini ve Türkiye Felsefe Olimpiyatı/ Dünya Felsefe Olimpiyatı süreçlerini yazdılar.

Reklamlar