Zeynep Şen, Varlık okurlarını dünyadaki edebiyat olaylarından haberdar etmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

 

Reklamlar

Gültekin Emre, “Şiir Günlüğü”nü Varlık’ta yayınlamaya devam ediyor.

Yorum bırakın

Göremediğim, edinemediğim, adını duyduğum dergileri hep merak ederim, çünkü onlar benim dünyamdır, edebiyata giriş yaptığım, yeni şair ve yazarları tanıdığım bahçe kapımdır.”

Soner Sert, ilk öykü kitabı “Duvar” üzerine Okan Çil’in sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Ağustos 2018 sayısında.

Yorum bırakın

Türkiye’de doğan, yaşayan bir insanın akıl sağlığını koruduğunu ve herhangi bir konuda sağlıklı kararlar verdiğini söylemek mümkün değil. Bunu temel sebebinin de, toplumsal “duyarlık” ve etiketlerden ziyade, devlet eliyle ekilen kin tohumlarının etkisi olduğunu düşünüyorum.

Caner Almaz, Varlık dergisinin Ağustos 2018 sayısında Paul Kleinman’ın “Felsefe 101” adlı çalışmasını değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Kleinman’ın kullandığı basit dil ve kitap içerisindeki birçok resimli anlatı, sıkıcı ve bunaltıcı gibi görünen başlıkların rahatlıkla okunması ve hazmedilmesini sağlıyor. Felsefe deyince gözü korkanlardansanız, bu kitabı okuduktan sonra fikriniz değişecektir. Ve eminim ki, merak duygunuz körüklenecek, felsefenin daha derinlerine ineceksiniz.

Attila Aşut’un “Acının Külrengi” adlı şiir kitabı üzerine Hasan Akarsu yazdı. Varlık, Ağustos 2018’de.

Yorum bırakın

Aşut, yazdığı önsözde, geç yaşlarda kitapları basılan ozanları sıralarken, kendi gecikmişliğini “hep örgütlü savaşımın içinde” oluşuna bağlar. Şiirden kopmaz ve en elverişsiz koşullarda bile şiiri düşündüğünü belirtir. Şiir kitabının ortaya çıkış sürecine değinir. Şiir anlayışını “Lirizmi önemsiyorum. Anlamı dışlamayan, süssüz, yalın, içtenlikli bir şiirden yanayım” (s.13) diye açıklar.

Hülya Soyşekerci, Gülseren Engin’in “Cehennemde Bir Ada” adlı romanı üzerine yazdı. Varlık dergisinin Ağustos 2018 sayısında.

Yorum bırakın

 

Cehennemde Bir Ada savaşın tüm dehşetini çocukların penceresinden bakarak anlatan bir yapıt. Bu romanda cehennem; İkinci Dünya Savaşı’nın tüm korkunç cepheleriyle sürdüğü Avrupa’dır. Cehennemin ortasında yer alan, sığınılan ada ise İstanbul…

Erol Üyepazarcı, Varlık dergisinin Ağustos 2018 sayısında Ahmet Ümit’in “Kırlangıç Çığlığı” adlı romanını değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Kırlangıç Çığlığı’nda da iki ana ileti var. Biri çocukların cinsel istismarı, diğeri Suriye’den ülkemize gelen göçün yarattığı toplumsal sorunlar ve bu bağlamdaki organ satışını örgütleme rezaleti. Ahmet Ümit ilginç polisiye kurgu içinde gözlerinizin dolmasına neden olacak toplumsal yaralara dokunurken önyargılarımızın yanlış olabileceğine de başarıyla değiniyor.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: