Hilmi Yavuz “kuru kalpler, çürük şiirler” den ne anlıyor? Kalbin kuruyabildiğini (sevgisizliği mi?), şiirin de çürüyebildiğini (kötü şiiri mi? ya da şiirin değerini, önemini yitirdiğini mi?) söylüyor? Pek anlaşılmıyor, yalnızca kendi şiirlerinin çürümemesi için dua ediyor. Bir de “Şiir hangi sözcüklerle yazılmalı?” sorsuna şu yanıtı veriyor: “Vapur” sözcüğü ona göre şiirsel değildir ama “gemi” sözcüğü şiirseldir. Orhan Veli ve Yahya Kemal’de “gemi” sözcüğünün “vapur”la değiştirilemeyeceğini belirtiyor. “Öyleyse sözcüklerin şiirselliği onların özünde değildir mi diyeceğiz? Dolayısıyla bu durumda sözcüğün, içinde yer aldığı bağlamın ona şiirsellik atfettiğini mi söylemek durumundayız? Tıpkı Duchamp’ın ‘pisuar’ı gibi?” (Lirik Defterler, Ocak 2018) Bu tartışmalı konuda bir sonuca varmak olası mı?

Reklamlar