Hüseyin Bul, Varlık dergisinin Aralık 2018 sayısında Burhan Sönmez’in “Labirent” adlı romanı üzerine yazdı.

Yorum bırakın

Burhan Sönmez Labirent romanında okuyucuyu bu girdabın içine atıp kendisine sorular sormasını sağlıyor. Her soruyla biraz daha geri gidip ileriye (geleceğe) varabilmek için sonraki soruyu davet ediyor. Davet ettiği sorular bazen bir kişi, bazen bir mekân, bazen de bir müzik olabiliyor.

Reklamlar

Jale Sancak, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen öyküleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Aylardır bu sayfadan –yazdıklarımın pek de okunmadığını, sadece öykülere yaptığım yorumlara odaklanıldığını bilerek– bize öykü gönderenlere yukarıda söz ettiğim konularda –kimileyin çok sıkılarak, canım pek de istemeden– adeta dil döküyorum. Zaman ayırıyor, okuyor, emek veriyorum. Ne için, egomu tatmin için değil elbette, lütfetme arzusu hiç değil, yazılan öykülerin, daha iyi olması, okur tarafından tat alınarak okunması, beğenilmesi, bir etki, güçlü bir etki yaratması için ve bunun gibi şeyler işte. Gerisi yazana kalmış.

 

M. Özgür Mutlu, son öykü kitabı “Dünyanın Çivisi” üzerine Mevsim Yenice’nin sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Aralık 2018 sayısında.

Yorum bırakın

Heyecan duymasaydım dergilere öykü göndermezdim sanırım. Dergilerin heyecan verici tarafı bana kalırsa, çağdaşlarımızla bir arada oluşumuz, dönemin ruhu ve anlayışı içerisinde nerede durduğumuzu görme şansına erişmemiz. Dergilerde ilk öykülerim görünmeye başladığındaki heyecan elbette çok farklıydı. 2007’de Varlık’ta ilk kez öyküm yayımlandığında sokakta yürüyüşüm bile değişmişti.

Şeref Bilsel, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen şiirleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Şiir yazmanın bulaşıcı bir hal aldığı şu son on – on beş yıldır genel anlamda Türkiye’deki reklam sektöründeki verimlerden siyaset arenasındaki yapılanmaya değin pek çok alan taklit, fotokopya üzerinden kendini ifade ediyor. Özellikle şiire yeni başlayanlar, belki de dışlanmamak, ses verebilecekleri bir yer edinmek için, başkalarının izlerine basarak geliyor.

Tozan Alkan, Varlık dergisinin Aralık 2018 sayısında “Sürgünün Sesi: Elvio Romero”yu tanıtıyor, şiirlerinden örnekler sunuyor.

Yorum bırakın

Kendi gibi genç şairlerle birlikte toplumsal ve siyasal haksızlıklara karşı savaş açan Elvio, 1947 yılında Paraguay İç Savaşı’nın ardından 20 yaşında pek çokları gibi ülkeyi terk etmeye zorlandı. Militan bir komünist olan Elvio, Arjantin’de sürgünde yaşadı, ancak halkını ve yurdununu hiç aklından çıkaramadı.

Kemal Ateş, Varlık dergisinin Aralık 2018 sayısında Guy de Maupassant ve Ömer Seyfettin’in birer öyküsünü karşılaştırmalı olarak inceliyor.

Yorum bırakın

Maupassant

1850-1893 yılları arasında yaşayan Maupassant, kendi adıyla da anılan bir öykü türünün (olay öyküsü) kurucusu, dünyaca ünlü büyük ustasıydı. Ömer Seyfettin de (1884-1920) biçim olarak aynı yolu izlemiş, bizde öykü türün emeklediği bir dönemde çok verimli, usta bir öykücü olarak kendini göstermişti.

İlyas Tunç, Varlık dergisinin Aralık 2018 sayısında “Nesnelerden Kurtuluş Yok” diyor.

Yorum bırakın

Her bir nesne, bilen özneden bağımsız bir kişiliğe, eylemde bulunma kapasitesine, daha ötesi, ilkel bir bilince sahiptir. Nesnenin bağımsızlığı, onu insanın egemenliğinden kurtarır.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: