Varlık (Mart 2019) / Editörden: Sosyal medya çağında sanat tarihi yazımı

Yorum bırakın

20. yy’da pek çok bilimsel gelişme ve araştırma sayesinde geçmişin hiç olmadığı kadar aydınlandığını gördük ama aynı zamanda tarihin –nihayetinde olay örgüsü oluşturmaya dayandığına göre– kurmaca olduğunu da (Paul Veyne, Paul Riccoeur, vd.) öğrendik, sadece “büyük” tarihin değil içinden geçtiğimiz dönemin de iktidarlar tarafından nasıl yazıldığına doğrudan tanıklık ettik ve geleceğe doğru ilerledikçe aydınlandığına inandığımız geçmiş tasavvuru böylelikle sorunsallaştı. Felsefî tartışmalar ile alternatif tarih çalışmaları birbirini izledi, ancak 21. yy’a üstümüzdeki kirden arınarak girdiğimiz elbette söylenemez, siyasetin neden olduğu kir bir yana tarihyazımının “malzeme”si ve yapısal özellikleri nedeniyle hep sorunlu bir alan olarak kalacağı da muhakkak. Peki, sanat alanında durum nedir? Zira Varlık’ta Mart sayımızın dosya konusu “Sosyal Medya Çağında Sanat Tarihi Yazımı”.

Sanat sözcüğüne yüklediğimiz anlamdan dolayı sanat tarihini siyasetten veya piyasa koşullarından arınmış masum bir alan sanıyorsak yanılıyoruz, ayrıca tarihyazımının tüm yapısal sorunlarını taşımakla birlikte, nesnesi sanat olduğu için oldukça tartışmalı bir alandan bahsediyoruz. Bu ayki dosyamız tüm bunları ortaya koymakla kalmıyor, daha ileriye gidiyor, sanatçılar için sosyal medyanın aracıları ortadan kaldıran özgür, demokratik bir mecra mı, yoksa –sanat söz konusu olduğunda bile– algoritmalarla algıyı belirleyen, takipçi sayısına göre gündem oluşturan bir mecra mı olduğunu sorguluyor, gelecekte sanat tarihi yazımını nasıl etkileyeceğini tartışmaya açıyor. Barış Acar’ın hazırladığı dosyamızda sanat tarihçileri, eleştirmenleri, sanatçılar, küratörler söz aldı – keyifle okumanızı diliyoruz. Kapsamı her anlamda geniş tutmaya çalışsak da eksiklerimizin bulunduğunu görüyoruz, eleştirilere açığız, ele aldığımız meselelerin sadece bizde değil başka yayınlarda da sürmesini, genişletilmesini umuyoruz.

Mehmet Erte

Reklamlar

Varlık’ta Bu Ay (Mart 2019)

Yorum bırakın

Dosya: “Sosyal Medya Çağında Sanat Tarihi Yazımı” – Barış Acar, Zeynep Yasa Yaman, Burcu Pelvanoğlu, Fırat Arapoğlu, Ceren Özpınar, Ezgi Bakçay, Derya Yücel, Erman Akçay, Rafet Aslan, Duygu Aydoğan, Gözde Belen, Seda Boy, Elif Büyüknohutçu, Büşra Çeğil, Işıl Çelik, Özge Çelikaslan, Orhan Cem Çetin, Veysel Daşçı, Burak Delier, Süreyyya Evren, Murat Germen, Lütfullah Genç, Sena Gökçeoğlu, Gökçe Hiçyılmaz, Umut Kambak, Onur Serdar, Dilek Şenyürek, Ensar Tuğ, Murat Üstübal, Ercan y Yılmaz, Serhat Yüksekbağ, Hüseyin Çubuk

Yazı: Edip Cansever’in Kitaplarına Girmemiş Bir Şiir: “Karanlık Bir Sokağın İçinden Notlar” (Kaya Tanış) – Heidegger ve Sartre: Tarihsellik, Kader ve Politika (Robert Bernasconi) – Tina Modotti’nin Kayıp Yaşamı (Taner Ay) – Genç Şair ve Sosyal Medya (Tuğrul Tanyol) – Eşiklerde Tökezleyen Kadınlar: Neriman (Hande Balkız) – Sinema ve Edebiyat: Gül Abus ile Söyleşi (İsmail Doruk) – Tiyatronun Köşetaşları: Nevra Serezli ile Söyleşi (Burak Süme) – Şiirlerle Latin Amerika: Guatemala’da Bir Faili Meçhul Alaíde Foppa (Tozan Alkan) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Sina Akyol, Mehmet Mümtaz Tuzcu, Haydar Ergülen, Serdar Koçak, Altay Öktem, Bâki Ayhan T., Yaprak Damla Yıldırım, Zeliha Cenkci, Neval Savak, Selim Savaş Karakaş, Erden Kahveci, Kerem Ayduran, Berke Kaya

Öykü: Remzi Karabulut, Gülçin Akçay, Cuma Duymaz, Gamze Erkmen, Zeynep Delav

Desen: Melike Kılıç

Varlık Kitaplığı: Mehmet Said Aydın ile “Lokman Kasidesi” Üzerine Söyleşi (Süleyman Sertkaya) – “Yetim” – Hatice Meryem (Hazal Bayat) – Gülümser Çankaya ile “Sebep” Üzerine Söyleşi (Nihat Özdal) – Ayşen Işık ile “Kör Dövüşü” Üzerine Söyleşi (Sacide Alkar Doster) – “Alçaklık Öyküleri” – Ahmet Yıldız (Erendiz Atasü) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Varlık bu ay da Tiyatronun Köşetaşları, Eksen, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiirlerle Latin Amerika, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Zeynep Şen “Küresel Haberler” köşesinde Varlık okurlarını dünyadaki kültür sanat olaylarından haberdar etmeyi sürdürüyor.

Yorum bırakın

Gültekin Emre, Varlık dergisinde Şiir Günlüğü’nü yayınlamaya devam ediyor.

Yorum bırakın

“Şiir bir bakıma ağacı yapraklarından görmeye çalışmaktır.” İlhan Berk böyle diyor. Ben de öyle yapıyorum, 1962’de Ferit Öngören’in kapak deseniyle yola çıkan Mısırkalyoniğne’de; denizden, Mısır’dan, II. Ramses’den, balıklardan, “Us Çarşafı”ndan, “Kent”ten, “Pavurya” dan, “Han Yü Yazıttı”ndan, “Kartaca”dan, “Delta”dan ağacın, şiirin, geminin gövdesine ağmaya çalışıyorum. Bu efsane kitabın tıpkı basımını Selçuk Demirel’in desenleri taçlandırmış (YKY). İkinci Yeni şiirinin bu kült kitabına hem bakakalıyorum hem de okumaya çalışıyorum. Selçuk’un desenleri şiirlerin açıklaması sanki.

Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında Yavuz Özdem, şiir seçkisi “Yalancı Kesinlik” üzerine Selenay Kübra Koçer’in sorularını yanıtlıyor.

Yorum bırakın

Bende durum biraz farklı; çünkü ilk kitabım Göl bilinen anlamda bir ilk kitap değil benim için. Göl’den önce kitap olarak çıkacak, çıkabilecek şiirleri –kelimenin tam anlamıyla söylüyorum– imha ettim. Üstelik o şiirlerin bir bölümü, başta YAZKO-Edebiyat olmak üzere dönemin önemli dergilerinde yayımlanmıştı. Ama ben süreç içinde, 1970’lerin havasıyla, devrim-sevda-umut üzerine yazılmış şiirlerin bir kitapta toplanmasını içime sindiremedim. Bu bağlamda benim kuşak şiiri elyordamıyla bulmuştur diyebilirim.

Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında Ege Ertan, Belma Fırat’ın ikinci öykü kitabı “Kuyuda”yı değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Kuyuda’daki öyküler bir teselli ya da avuntu değil. Aksine itiraz. Hatta Sait Faik’e “yazmasam deli olacaktım,” dedirten nitelikte bir itiraz. Hepimiz gördük, duyduk, yaşadık; tanık olduk o kuyudaki çığlıkların sebeplerine. Tanık olduktan sonra ise belki de tek çare itiraz etmek, çünkü vicdan bir kez rahatsız olmuş durduğu yerde.

Soner Demirbaş, Sinan Oruçoğlu’nun ilk şiir kitabı “Çirkin Ağacı”ndan 13 yıl sonra yayınladığı ikinci şiir kitabı “Yerin Çektiği” üzerine yazdı. Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında.

Yorum bırakın

İlk kitabı Çirkin Ağacı’nda olduğu gibi, Yerin Çektiği’nde de kelimenin çok anlamlı-katmanlı-çağrışımlı gücünden yararlanıyor Oruçoğlu. Dolayısıyla kitapta sıkça geçen “zaman, kapı, ev, oda, pencere, bahçe, avlu, toprak, ağaç, gece, anne, ahşap, anı, çocuk, sokak, şehir, dünya, mezarlık, sözcük” gibi kelimeler bir araya gelerek diyalektik bir bütünlük oluşturuyor akan zamanın döngüsünde.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: