Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında Mediha Didem Türemen, “Beyaz” adlı deneme-öyküsünde bir çocukluk anısından Ingmar Bergman’ın evine yolculuk ediyor.

Yorum bırakın

 

Fotoğraf: 2018 © Mediha Didem Türemen – «Venedik»

 

Etrafta kimse yok, öyle sessiz ki, sağırmışım gibi bir his içindeyim. Yıldızsız gökyüzünde güzel bir gece mavisi var. Parmaklarımın ucunda parlayan mendilin tehditkâr bir rahatlığa bürünmüş, ürpertici beyazlığı var. Sonra parktaki lambanın verdiği pek dostane olmayan his… Henüz okula gitmediğim yaşlardayım, gecenin o geç saatinde dışarıda yalnız, tedirgin ama soğukkanlıyım.

Kaya Tanış, İlhan Berk’in kitaplarına girmemiş bir şiirini buldu: “Esmer”. Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum bırakın

Berk, ilk olarak dergide 27. sayısında “İstanbul” şiiri ile yer alıyor. Daha sonra son sayı olan 29. sayıda da “Esmer”i yayınlıyor. “İstanbul” şiirinin sonradan değişikliklere uğrayarak günümüze kadar ulaşabildiği göz önüne alındığında aynı derginin başka (ve yakın) bir sayısında yayınlanan “Esmer” şiirinin Berk tarafından bizzat “kayıt dışı” tutulduğunu söyleyebiliriz.

 

Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısının dosya konusu: “Direnişin Kadim Dostu Patates”.

Yorum bırakın

Varlık Haziran sayısında patatesten yola çıktık. Yerel seçimler, büyüyen enflasyon, artan işsizlik, fakirleşen bir Türkiye. Patates bizi sanatın farklı dallarına yönlendirdi. Filmlerde, belgesellerde patates derken, şiirde, resimde patatesle karşılaştık. Bir de kaçınılmaz olarak enflasyon haberleri yapan medyada. Dosyada dört yazı yer alıyor.

“Patatesin Yaratma Güzelliği” başlıklı ilk yazıda Nilgün Tutal tanzim satış çadırlarının önünde sıraya giren kalabalık ile ünlü Fransız kadın sinemacı Agnes Varda’nın 2000 yılında çektiği Toplayıcılar ve Toplayıcı belgeselindeki toplayıcılar arasında bir paralellik kuruyor. Varda yenemez, kullanılamaz, eğri büğrü denilerek kamyonlarla boş alanlara dökülen patatesleri toplayanlara karıştığında kalp biçimli patateslerle karşılaşır. Ve patatesin yaratma güzelliğine gidecek bir yola girer. Yazı bu yolda sanatçı ile nesnesi arasındaki bağ ile mutevazı nesnelerin sanatın yüceliğini nasıl pekiştirdiğini tartışıyor.

İkinci yazı patatesin uluslararası gezginliğinden yola çıkıyor. Çağımızın önemli kavramı yersizyurtsuz olmaya odaklanıyor. “Patatesi Yersiz-yurtsuzluktan Edebiyatla Yeniden-yurtlandırmaya” yazısında Mehmet Özkan Şüküran, patatesin edebiyatta kullanım alanlarına bakarak, edebiyat ve patates ilişkisini bir bağlama oturtmaya, hangi metinlerde geçtiğini, ne şekilde ele alındığını farklı istasyonlara uğrayarak açıklamaya girişiyor.

“Meçhul Coğrafyalarda Patatesin Değdiği Yaşamlar” yazısında Musab Oğuz, The Martian (Marslı), A Torinoi Lo (Torino Atı) filmlerinde ve Minecraft oyununda patatesin değdiği yaşamlara bir bakış atıyor. İnsanın hayatta kalma mücadelesinde patatesin katkısını görmeye çalışıyor ve böylece farklı gerçekliklerde patatesin ne yana düştüğünü anlamaya girişen bir yazı ortaya çıkıyor.

Son yazımız soğan, patates ve enflasyon haberciliği yapış tarzıyla medyayı ele alıyor. “Bir Gün Herkes 15 Dakikalığına Ünlü Olacak”: Patates ve Soğan da Oldu” başlıklı yazısında İncilay Cangöz, soğanpatates fiyatlarının son dönemde artan enflasyonu anlatmada haberlerde sembolleştirilmesini ve söz konusu haber öykülerinin ironiyle karışık sansasyonel üsluplarının ve bu sembolleştirmenin nedenlerini Jean Baudrillard ve Stuart Hall’un görüşleri doğrultusunda irdeliyor. Soğan ve patates haberlerinin makro düzeyde ekonomik krizi ve krizin küresel ve ulusal dinamiklerini bağlamından kopardığına işaret ediyor; medyanın ideolojik işlevlerine vurguluyor.

İyi okumalar dileğiyle.

Varlık dergisinin Haziran sayısında Editörden sayfasında Bertolt Brecht’in Hitler’e meydan okuyan bir patatesi anlattığı “Bir Büyük Karamsar Düş” adlı şiiri var. “Varlık niçin patates üzerine bir dosya hazırladı?” diye soranlara.

Yorum bırakın

BİR BÜYÜK KARAMSAR ÜZERİNE DÜŞ

(Patates kıtlığı sırasında)

 

Bir düş gördüm:

opera binası karşısında Badanacı*

tam patlatacakken o büyük söylevini,

birden bir patates belirdi, kocaman,

orta boy bir tepeden iri,

ve bekleşen kalabalığın karşısına çıkıp

başladı o da söylev vermeye.

 

Ben, dedi alçak sesle,

sizi uyarmaya geldim.

Biliyorum, patatesten başka bir şey değilim,

küçümen, önemsiz bir kişi,

pek öyle yüzüne bakılmaz cinsinden,

tarih kitapları anmaz adımı,

tepedekilere hele hiçbir etkim yok.

Büyük şeyler olunca söz konusu,

yani şan, şeref, namus falan filan,

gerekir benim kenarda kalmam.

Çünkü asalete hiç uygun düşmezmiş

beni şan ve şerefle bir tutmak.

Ama gene de yaptım ben bana düşeni.

Yardım ettim insanların bu gözyaşı vadisinde

yaşamlarını sürdürmelerine.

Şimdi, benimle şuradaki adam arasında

bir seçim yapma vakti geldi.

Haydi, ya o ya ben!

Onu seçerseniz yitirirsiniz beni.

Ama ille de ben gereksem size,

onu burdan siktir etmelisiniz.

Onun için, bana kalırsa,

daha fazla vakit kaybetmeyin dinleyerek onu,

çünkü az sonra yakapaça o atacak beni burdan.

Ona karşı ayaklanırsanız öleceğinizi söylese bile

unutmayın şunu sakın:

bensiz de ölürsünüz çocuklarınızla birlikte.

 

İşte patates böyle konuştu

Ve badanacı böğürürken operada,

ve hoparlörler ilettikçe bu böğürtüleri halka,

o yavaş yavaş,

sanki ne dediğini göstermek istermiş gibi,

tüm halkın görebileceği tuhaf bir gösteriye başladı,

Badanacının ağzından çıkan her sözcükle

içine çekile çekile,

küçücük oldu,

biçimsiz, bumburuşuk.

 

BERTOLT BRECHT

Türkçesi: A. KADİR – Gülen AKTAŞ

(*) Hitler.

Varlık’ta Bu Ay (Haziran 2019)

Yorum bırakın

Dosya: “Direnişin Kadim Dostu Patates” – Nilgün Tutal, İncilay Cangöz, Mehmet Özkan Şüküran, Musab Oğuz

Yazı: İlhan Berk’in Kitaplarına Girmemiş Bir Şiiri: “Esmer” (Kaya Tanış)  – Beyaz (Mediha Didem Türemen)  – Yoksulların Şairi: Roberto Sosa (Tozan Alkan)  – Yaratıcı Etkinliğin Gölgesinde (Kemal Ateş)  – Türker Ayyıldız’ın Kırık Keskin Öyküleri (Hande Balkız) – Ege’nin Ressam Yazarı: Halikarnas Balıkçısı (İnci Aydın)  – “Çador”un Kayıp Kadınları (Bahanur Garan Gökşen)  – “Standart” Sergisi Üzerine Küratör Melike Bayık ile Söyleşi (Rumeysa Kiger)  – Sultan Galiyev’in Dramı (Taner Ay)  – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel)  – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Hüseyin Ferhad, İbrahim Oluklu, Yücel Kayıran, Eda Nihal Kaya, Nihal Başgöl, Metin Yetkin, Ayşe Sena Çolak, Kemal Ece

Öykü: Shiva Moghanloo, Mehmet Erkan, Faruk Turinay, Burak Evren, Uğur Deveci, Ümit Polat

Desen: Melike Kılıç

Varlık Kitaplığı: Enis Akın ile “Müjgân” Üzerine Söyleşi (Özgür Göreçki) – “Pasifik Sürgünleri” – Michael Lentz (Hazal Bayat)  – Metin Cengiz ile “Hayat Bir Düş” Üzerine Söyleşi (Esma Özlen)  – Hakan Akdoğan ile “Kirpi Mesafesi” Üzerine Söyleşi (Evrim Yıldırım) – Bâki Asiltürk ile “Şiir Yüklü Gemi” Üzerine Söyleşi (Özcan Erdoğan)  – Güney Özkılınç ile “Kalbimin Güney Yanı Yüreğir” Üzerine Söyleşi (Beyza Selen Çavuş)  – “Son Voli” – Vecdi Çıracıoğlu (Şeref Bilsel) – Müesser Yeniay ile “Sevgiliyle Daimî Konuşma” Üzerine Söyleşi (Çayan Okuduci)  – “Sen Anlama” – Ersun Çıplak (Cemil Okyay)  – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre)

Varlık bu ay da Güncel Sanat, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiirlerle Latin Amerika, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Raşel Rakella Asal, Semiramis Yağcıoğlu’nun “Roman Kahramanı ve Öznellik: Söylem İdeoloji ve Coğrafya” adlı çalışması üzerine yazdı. Varlık dergisinin Mayıs 2019 sayısında.

Yorum bırakın

 

Roman kahramanının kendisine yönelttiği “Ben kimim?” sorusunu, Yağcıoğlu ona soruyor: “Sen kimsin? Sonra, eylemlerinin simgesel niteliğini anlamak için Paul Ricoeur’den yola çıkarak ona ne yaptığını, ne yapabileceğini ve ne yapmayı bildiğini soruyor. Yağcıoğlu, “ne yapmayı biliyor” sorusunun “ne yapmayı bilmiyor” sorusu ile birleşince daha da aydınlatıcı olduğunu ileri sürüyor.

 

 

Nezihe Altuğ, Eşref Yener’in “Fazla Uzaklaşmış Olamam” adlı şiir kitabı üzerine yazdı. Varlık dergisinin Mayıs 2019 sayısında.

Yorum bırakın

“Şiirlerinde ele aldığı konuları felsefi temellere dayandırma isteği, kitap boyu kendini gösteriyor. Daha açık söylersek; o, örneğin acının güncel örneklerinden değil, acının tarihinden yana. Duygu ve düşüncelerin çekinmeden başka türlü yazılabileceğini; gerçeğin görünen sınırını aşarak, ama ondan romantikler gibi kaçarak değil, onu daha iyi kavramak, öze inmek için yazdığını ifade ediyor şiirleriyle.”

Hüseyin Peker, “Engel-siz” adlı son şiir kitabı üzerine Beytullah Kılıç ve Mustafa Dursun’un sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Mayıs 2019 sayısında.

Yorum bırakın

“Şair olmanın yetmediği bir duyarlık çırpınması taşıyor içimde. Yazmadan önce resim yapardım ben. Hatta ilk yayınlanan yapıtlarım, Yaşar Nabi Nayır’ın Cağaloğlu yokuşundaki Varlık bürosuna taşıdığım desenlerdi ilk. Birçoğunu beğenip yayınladı. Hatta birçok keresinde kapağa taşıdı Nayır hoca bu desenleri. Sonrası şiire ulaşmam, Refik Durbaş’ın elinde Soyut dergisiyle aramıza katıldığı günlerde oldu. Her gün Durbaş’ın yeni yazdığı şiirleri dinleyerek yazma edimine kavuştuk. Birkaç kişiydik, elendi çoğumuz.”

Varlık dergisinin Mayıs 2019 sayısında Coşkun Türkan, Seray Şahiner’in “Hepyek” adlı son öykü kitabını değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Özetle hikâyelerindeki kahramanlar hepyek atsa ve arafta olsalar da, umutlu olmamız gerektiğini de ihmal etmiyor Şahiner. İyimser bir yaklaşımla, çıkışın yine bizde olduğunu fısıldıyor biz(ler)e. Bütün bunları içtenlikle yaparken yer yer sinemasal bir anlatıya başvuruyor ve bir kameraman gibi bazen yakın palana, bazense bütüne odaklanma yoluna gidiyor.

Necati Güngör ile “Babam Şimdi Çok Uzaklarda” üzerine söyleşi, Kadir İncesu imzası ile Varlık dergisinin Mayıs 2019 sayısında.

Yorum bırakın

“Okurun büyüğü küçüğü olmaz. Sizi anlıyorsa, anlamak için bir çabası varsa, ona saygı göstermelisiniz. İnancım bu.”

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: