Tamer Kütükçü, “Attilâ İlhan Şiirinde ‘An’lardan Yaşamsal Hakikatlere Yolculuk” başlıklı yazısıyla Varlık dergisinin Ağustos 2019 sayısında.

Yorum bırakın

 

Attilâ İlhan, kimi şiirlerinde an’laştırmayı (buna bir nevi somutlaştırma ya da cisimleştirme de diyebiliriz) “olguyu, bir ismin üzerine dolayımlayarak” gerçekleştirir. Aktarılan “hadisenin” içerisinde yer alan, “yaşayan, özge bir kişidir”, ve bu nedenle “olay” yine hayli tekil ve somut bir platforma çekilmiş durumdadır.

Reklamlar

“Şiirdeki ‘ben’, şairine ihanet eder, çünkü şiirin sahibiyle bilinçdışı ve güçlü bağlantıları vardır.” Gülüş G. Türkmen, “Şiir, Gerçeği mi Gösterir?” başlıklı yazısıyla Varlık dergisinin Ağustos sayısında.

Yorum bırakın

Şiirdeki ‘ben’, şairine ihanet eder, çünkü şiirin sahibiyle bilinçdışı ve güçlü bağlantıları vardır.

Varlık dergisinin Ağustos 2019 sayısının dosya konusu “21. Yüzyılda Feminizm”

Yorum bırakın

Çağımız değişim çağı. Belki her çağ böyleydi. 1980 sonrası neo-liberal dünya; topluluk oluşumuzu, çalışma biçimlerimizi, zaman ve mekân deneyimlerimizi değiştirdi. Bu bağlamda feminist mirasa geri dönüp bugüne dair kazanımlarımızın ne olduğunu ve haliyle neleri kazanmamız gerektiğini düşünmek ve tartışmak gerek. Bu gereklilikten esin alarak Ağustos Varlık dosyasında konuya bir giriş yapalım istedik. Konunun çokboyutluluğunun farkında, şimdilik dört ayrı yazıyla “feminizm bugün hangi noktada?” sorusunu sorduk.

İncilay Cangöz soruyu feminist düşünce/hareketin tarihsel gelişimi bağlamında ele alıyor. Cangöz “21. Yüzyılda Feminizmi Tartışmak” başlıklı yazısında 21. yüzyıla kadın hareketine farklılar arasındaki çatışmanın yükselişinin ve örgütlü toplumsal hareket olma niteliğini yitirmenin damgasını vurduğu saptamasıyla, tüm bunların nedenlerini ele alıyor. Öncelikle 1990’lardan itibaren kadın hareketlerinde belirleyici olmaya başlayan “proje feminizminin” ortaya çıkışını ve o günlerden bugüne feminizmin yol alışını irdeliyor. Feminist hareketin/teorinin muhalif kimliğini yitirip-yitirmediğini tartışmak amacıyla feminizmin Türkiye ve Batı’daki serüvenine anahatlarıyla bakıyor.

Radikal feminist olarak görülen Luce Irigaray’ın farklılık nosyonunu Nilgün Tutal “Farklılığı Metafizik Yüceltmeden Kurtarmak” başlıklı yazısında ele alıyor. İnsanlık için daha mutlu ve adil bir gelecek arayışı Irigaray’ın yaşamının ve eserlerinin esin kaynağını oluşturur. Tutal yazısında Irigaray’ın bu arayışta temsili demokrasiden ve bu temsiliyetin gereği olan eşitlikten pek medet ummadığını; hep benzersizlik, yani farklılık ve farklılığa dayalı hakların oluşturulmasından yana olduğunu belirtiyor. Irigaray’ın düşündüğü geleceği kurmak, farklılıklara duyulan karşılıklı saygı temelinde ötekiyle ilişkinin keşfedilmesiyle (öncelikle kadın ve doğayla) olasıdır. Bu ikili ilişki tikel öznelliklerin ve uygarlıkların yıkımına yol açmayacak olası bir dünyasallaşmanın anahtarı niteliğini taşır.

Olası bir başka dünya edebî uzamda belirir. Bu uzamdan söz alan Fidan Terzioğlu “Ursula K. Le Guin, Bilimkurgu ve Feminizme İlişkin Düşünceler” başlıklı yazısında Guin’in kadın, yazar ve feminist olarak geçirdiği dönüşümlerden ilhamla, feminizmin bilimkurgu edebiyatındaki yerine bakıyor. Cinsiyet ayrımcılığındaki haksızlıklara bir başkaldırı olmanın ötesine geçen feminizmin bugün aldığı görünümleri gündeme getiriyor ve bu durumun nasıl bir eylemlilik haline yol açabileceğini sorguluyor.

Hepimizin bildiği, medyada göre göre kanıksadığı çocuk evlilikleri konusunu Esra Bayhantopçu yazdı.  “Bir Sevgisizlik Meselesi: Türkiye’de Kız Çocuğu Evlilikleri” başlıklı yazısında sosyo-ekonomik ve kültürel yapıya bağlı olduğunu söylediği kız çocuk evliliklerini ele alıyor. Yazısında şu saptamanın eşliğinde ilerliyor: “Günümüz kadınının toplumdaki statüsünü konuşurken belki de ilk basamak kız çocuklarının toplumdaki statülerini iyileştirmek… Çünkü doğaldır ki hiç çocuk olmayı başaramayan, kadın olmakta da zorlanır”.

Varlık dergisi, Ağustos 2019 / Editörden: “Biz bir geleneğe sahip çıkıyoruz”

Yorum bırakın

küçük İskender, Türk şiirinin farklı damarlarını tek bir havzada birleştirmekle kalmamış, yüksek kültür ile popüler kültür arasındaki aşılmaz sanılan uçurumu da kapatmıştı. Varlık’ın en yakın dostlarından biriydi; uzun yıllar dergimizde “Rimbaud’larla Baş Başa”, “Rimbaud Akademisi” gibi köşelerde gençlerden gelen şiirleri değerlendirmiş, Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Şiir Seçici Kurulu’nda yer alarak edebiyatımızın pek çok yeni imza kazanmasına katkıda bulunmuştu. Her zaman, her işinde gençti, hep gençlerleydi; biraz da bu nedenle onun aramızdan ayrıldığına inanamıyoruz. Acımız derin. İkinci Waliz’de “Kendi bedenimde mülteciyim” diye yazan sevgili dostumuzu çok özleyeceğiz. Elbette şiirleriyle, düzyazılarıyla bizi terk etmeyecek hiç.

*

Varlık bu aydan itibaren D&R’larda bulunamayacak. Bu kitabevi zinciri; dergi söz konusu olduğunda yayınevleriyle doğrudan çalışmıyor, sadece iki dağıtım şirketinden dergi almayı kabul ediyor. Bir süredir çalıştığımız Dünya Dağıtım mali açıdan zor durumda olduğundan bize ödeme yapamıyor, diğer seçenek Turkuvaz Dağıtım’ın maddi taleplerini ise −Türkiye’de bir edebiyat dergisi için çok ağır olduğundan− biz karşılayamıyoruz. Edebiyat dergilerinin dağıtım sorunu yeni değil elbette ama belli başlı şehirler dışındaki okura ulaşmak hiç bu kadar zorlaşmamıştı, tekelleşmenin verdiği zarar büyük. Daha çok bağımsız kitabeviyle işbirliği yapmak istiyoruz. Varlık’ı raflarında bulundurmak isteyen kitabevleri çalıştığımız dağıtımcı, vb. konularda bilgi almak için bize yazabilir veya telefonla ulaşabilirler. Hem dergimizi edinmek hem de 86 yıllık dijital arşivimize erişmek isteyenler ise https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik adresinden Varlık’a abone olabilirler.

Geçtiğimiz Mart ayında Özel Amerikan Robert Lisesi’nde düzenlenen 14. Kültür ve Edebiyat Sempozyumu’nda iki popüler kültür dergisinin yöneticilerini dinlemek imkânı bulmuştuk. Özetle, edebiyat dergilerini asık suratlı buluyor ve eleştiriyorlar, “çok satmanın” yolunun ise onlar gibi eğlenceli olmaktan geçtiğini söylüyorlardı. Edebiyatı daha geniş bir kitleye ulaştırdıkları, sevdirdikleri için de gururlanıyorlardı. Onlar toplum tarafından kabul göreceği garanti olan popüler isimleri kapağa taşımakla, sermaye sayesinde büyük dağıtım ağına girebildikleri için ulaştıkları satış rakamlarıyla övünsünler, ekmeklerinde gözümüz yok; bizim amacımız onların gösterdiği yoldan giderek çok satmak olsaydı dükkânı kapatır, yenisini açardık. Biz bir geleneğe sahip çıkıyoruz; nitelikli okura ulaşmak, genç şairi, yazarı bulmak istiyoruz. İlk sayımızda ne demişti Yaşar Nabi Nayır: “Varlık, okuyucu avlamak için bilmeceler, merakı tahrik edici yazılar usulüne müracaat etmeyecektir. Bir mecmuadan bütün bekledikleri bunlardan ibaret olanlar varsın okuyucularımız arasından eksik olsun”.

Mehmet Erte

Okurlarımıza duyuru: Varlık dergisi Ağustos 2019 tarihinden itibaren D&R’larda bulunamayacak.

Yorum bırakın

Varlık Ağustos ayından itibaren D&R’larda bulunamayacak. Bu kitabevi zinciri; dergi söz konusu olduğunda yayınevleriyle doğrudan çalışmıyor, sadece iki dağıtım şirketinden dergi almayı kabul ediyor. Bir süredir çalıştığımız Dünya Dağıtım mali açıdan zor durumda olduğundan bize ödeme yapamıyor, diğer seçenek Turkuvaz Dağıtım’ın maddi taleplerini ise −Türkiye’de bir edebiyat dergisi için çok ağır olduğundan− biz karşılayamıyoruz. Edebiyat dergilerinin dağıtım sorunu yeni değil elbette ama belli başlı şehirler dışındaki okura ulaşmak hiç bu kadar zorlaşmamıştı, tekelleşmenin verdiği zarar büyük. Daha çok bağımsız kitabeviyle işbirliği yapmak istiyoruz. Varlık’ı raflarında bulundurmak isteyen kitabevleri çalıştığımız dağıtımcı, vb. konularda bilgi almak için bize yazabilir veya telefonla ulaşabilirler. Hem dergimizi edinmek hem de 86 yıllık dijital arşivimize erişmek isteyenler ise varlikonline.com adresinden Varlık’a abone olabilirler.

Teşekkürler, selamlar.

küçük İskender’i Vecdi Çıracıoğlu anlatıyor: “O Filmde Beraber Oynadık”. Varlık dergisinin Ağustos 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Beşiktaş, Ortaköy ve Rumeli Hisarı’nda ’80’lerin sonunda ’90’ları sallayacak bir muhalefetin temelleri atılıyordu. Kuşaklar üstü olan İskender’in muhalif duruşunun mekânsal köklerini buralarda aramak gerekir: Hayat Bar (Sonraları Sokak Bar), Çello, Çırağan Birahanesi, Kukili, Çınar, Gürcü Kızı, Ali Bey’in Kahvesi ve Rumeli Hisarı’nın tüm kıyıları hatırladıklarıma şahittir.

Varlık’ta Bu Ay (Ağustos 2019)

Yorum bırakın

Dosya: “21. Yüzyılda Feminizm” − İncilay Cangöz, Nilgün Tutal, Fidan Terzioğlu, Esra Bayhantopçu

Yazı / Söyleşi: O Filmde Beraber Oynadık: “Gönül Garip Bir Kuştur” (Vecdi Çıracıoğlu) − Şiir, Gerçeği mi Gösterir? (Gülüş G. Türkmen) − Attilâ İlhan Şiirinde “An”lardan Yaşamsal Hakikatlere Yolculuk (Tamer Kütükçü) − Aydınlanma Üzerine Düşünmek: Kant ve Foucault (Belma Fırat) − Yaşar Kemal’in Yayımlanamayan Bir Şiirinin Hikâyesi (Kaya Tanış) − Sandıktan Çıkan Fotoğraflar (Lütfi Özgünaydın) − Pamukpınar Köy Enstitüsü’yle İlgili Gecikmiş Bir Açıklama (Sercan Ünsal) − Anna Tsing ile “Vahşi Atlas” Projesi Üzerine Söyleşi (Zeynep Şen) − Yalın Alpay ile İstanbul Art Show Üzerine Söyleşi (Özgür Makbule Alan) − New York Günlüğü (Çiğdem Ülker) − Pontus “Kara Kin Hamalı Bir İsim” (Çetin Yiğenoğlu) − Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) − Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Şiir: Ahmet Önel, Altay Ömer Erdoğan, Gülümser Çankaya, Nurullah Kuzu, İsmail Sertaç Yılmaz, Şennur Öz, Orhan Kınacı, Yunus Karakoyun

Öykü: Ezgi Polat, Ege Işık, Deniz Özbeyli, Halil Yörükoğlu, Onat Bahadır, Hürer Ebeoğlu, Güray Oskay

Desen: Melike Kılıç

Varlık Kitaplığı: Ömer Şişman ile “Dramatik İyileşmeler” Üzerine Söyleşi (Petek Sinem Dulun) – “Âşıklar Bayramı” – Kemal Varol (Uğur Karaca) – “Evsel Dönüşüm” – Süreyyya Evren (Yağız Alp Tangün) – “Nohut Oda” – Melisa Kesmez (Hazal Bayat) – “Öyle ve Böyle” – Adam Phillips (Serhan Aytekin) − Zeynep Uzunbay ile “Kamçılanma Mesafesi” Üzerine Söyleşi (Zeynep Yalçın) − Kemal Ateş ile “Kendi Diliyle Kavrulmak” Üzerine Söyleşi (Beyazıt Kahraman) – “Romanyalıyı Yiyen Yamyam” – Dimitris Sotakis (Mehmet Atilla) − Mevsim Yenice ile “Bilinmeyen Sular” Üzerine Söyleşi (Münire Çalışkan Tuğ) − Mine Özgüzel ile “Edebiyat Terapi” Üzerine Söyleşi (Beyza Selen Çavuş) − Semih Çelenk ile “Rüzgâr Bilgisi” Üzerine Söyleşi (Duygu Kankaytsın) – “Hayal Divan” – Nisa Leyla (Selami Şimşek) – “Beyhude Kan” – Orhan Göksel (Ümit Yıldırım) − Şiir Günlüğü Gültekin Emre

Varlık bu ay da Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: