2019 boyunca Varlık’ta neler oldu

Yorum bırakın

Varlık’ta 2019 yılı boyunca neler yayımladığımıza tek tek değinmemize imkân yok ama her dönemeçte bir muhasebe şart, 2020’ye merhaba derken arkamıza dönüp şöyle bir bakalım.

Dosya konularımız; “Post-hümanizm ve Yeni Sorunlar”, “Post-Kemalizm”, “Sosyal Medya Çağında Sanat Tarihi Yazımı”, “Ritmin Poetikası: Devrim Erbil”, “İyimserlik ve Kötümserlik Arasında Umut”, “Direnişin Kadim Dostum Patates”, “Sanat ve Politika”, “21. Yüzyılda Feminizm”, “Güncel Sanatın Günlük Hayatla İlişkisi”, “Övgüler ve Yergiler Arasında Polisiye”, “Konuşmak ve Susmak Arasında Postmodern İnsan”, “Duygu Politikası” idi. Sadece dosya başlıkları bile umarız Varlık’ta ne denli farklı konuları tartışmaya açık olduğumuzu gösteriyordur. Elbette ekolojiden psikanalize, felsefeye değin geniş bir alanda yazılara da yer verdik dergimizde dosyalar dışında.

Ancak asıl işimiz, her zaman olduğu gibi, edebiyattı.

Kaya Tanış, Edip Cansever’in kitaplarına girmemiş bir, İlhan Berk’in üç, Yaşar Kemal’in ise bir şiirini Varlık okurlarıyla buluşturdu.

Suad Derviş, Yaşar Nezihe Bükülmez, Michel Houellebecq, Karl Ove Knausgaard, Hüseyin Ferhad,  Pınar Kür, Semra Topal, Milan Kundera, Feryal Tilmaç, Murathan Mungan, Türker Ayyıldız, Şule Gürbüz ve daha birçok değerli ismin kitapları üzerine denemeler yayımladık. Ama bunları tek tek anmak yerine Varlık’ın diğer disiplinlerle kurduğu ilişki üzerinde durmak istiyoruz.

Burak Süme, Tiyatronun Köşetaşları’nda Haldun Dormen, Nevra Serezli ve Ayla Algan ile söyleşti, Vahram Balıkçıyan’ın Türk tiyatrosunda çığır açan bir figür olarak nitelenen Rozali Benliyan hakkındaki dört yazısını dilimize kazandırdı ve sinemamızın 105. yılında, ilk filmimiz kabul edilen Ayestefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı’nın yönetmeni Fuat Özkınay’ın torunu Burçin Resuloğlu ile söyleşti. İsmail Doruk’un Sinema ve Edebiyat köşesinde senarist Gül Abus’la, Ege Işık’ın oyuncu İbrahim Selim’le, Dilan Deniz’in IV. Çalı Köy Filmleri Festivali’ne emek verenlerle yaptıkları söyleşiler de önemliydi.

Güncel Sanat köşesinde Rumeysa Kiger, küratör Melike Bayık, Yaren Akbal, Başak Doğa Temur, sanatçı Merve Ünsal ve Rahmi Aksungur ile söyleşti. 2018’den itibaren Kiger’le birlikte sayfalarımızda çağdaş sanata açtığımız yer anlamlıydı ve başka çalışmaların Varlık’ı kendilerine adres seçmelerini sağladı, böylelikle Ege Işık’ın galerici Murat Pilevneli’yle, Hıdır Eligüzel’in ressam Derya Ülker’le, Berrin Aida Akmanlar’ın ressam Fadime Şen’le yaptıkları söyleşileri okurlarımızla buluşturduk. Bu yılki İstanbul Bienali’ne katılan sanatçılardan Anna Tsing, Ylva Snöfrid ve Müge Yılmaz’la söyleşileri ise dergimizde Küresel Haberler köşesini hazırlayan Zeynep Şen gerçekleştirdi. (Şen’in ayrıca yayıncılığın son durumuyla ilgili olarak Frankfurt Kitap Fuarı Başkan Yardımcısı Claudia Kaiser’le yaptığı söyleşiyi de unutmayalım.) Yalın Alpay’ın Devrim Erbil, Nevhiz, Mahmut Aydın, Kenan Işık gibi sanatçıların eserleri üzerine kaleme aldığı denemeler, Ahmet Furkan İnan’ın “Sanat ve Politika Ekseninde Yeni Bir Cephe Tahayyülü”, Gülüş G. Türkmen’in “René Magritte’e İçeriden Bakmak” yazıları, İnci Aydın’ın resim ve edebiyat ilişkisini merkeze alan çalışmaları Varlık’ın perspektifini genişletti.

Dahası da var ama yerimiz dar. 86 yılı aşkın süredir yayınını sürdüren Varlık’ın dijital arşivinin abonelerimizin erişimine açık olduğunu hatırlatalım. Varlık’a abone olduğunuzda sadece bir dergi edinmiş olmazsınız, geçmişten günümüze Türkiye’de edebiyatın, kültür-sanatın da yakın bir izleyicisi olursunuz.

Nice yeni yılda buluşmak üzere.

————

Varlık‘a abone olmak için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Varlık dijital arşivi: http://arsiv.varlik.com.tr/

Varlık‘ta yayımlanan dosya ve yazıların başlıkları için: https://www.varlik.com.tr/dergiArsiv.aspx

“Türk Sinemasının Sessiz Dönemlerinde Anlatım Denemeleri” üzerine Burak Süme’nin yazısı Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Donanma Mecmuası 21 Eylül 1914 Sayı: 60

Donanma Mecmuası’nın 28 Kanunuevvel 1914 tarihli 74. sayısında ise, Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı filminin yeniden yorumlanabilmesi için saklı kalmış bir detay vardır. Derginin kapağında anıtın tahribatından bir fotoğraf sergilenmiş; yaşananlar toplumsal, ekonomik ve kültürel açıdan değerlendirilmiştir. Fakat söz konusu filmle ilgili bir bilgilendirme yoktur. Sinemaya bu denli yakın olan bir mecmuanın satır aralarında ülkesinin yakın geçmişine tanıklık eden bir filmden bahsetmiyor oluşu düşündürücüdür. Ayrıca derginin her iki sayısını da tarih sıralamasına göre yan yana getirip incelediğimizde, kafa karıştırıcı bir durumla karşı karşıya kalırız. Çünkü Heybeliada Yavuz Dretnonu Geçidi, sinemamızın başlangıcı olarak kabul edilen Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı filminden iki ay önce çekilmiş ve gösterilmiştir.

Gülüş G. Türkmen, Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında Proust üzerine yazıyor: “Ayrıksı ve Tanrısal: Proust’un Yüzyılı”

Yorum bırakın

Kayıp Zamanın İzinde ben diliyle açılır ve romanda tam üç kez anlatıcının adının “Marcel” olduğu zikredilir. Ama bu Marcel, Marcel Proust değildir, çünkü protagonistin astım derdi yoktur ve heteroseksüeldir. Hem utangaçlığı hem de eşcinselliğin toplum içinde kabul görmeyişi, Proust’u cinsel yönelimini romanlarında örtülü ve kendinden uzak tutmak kaydıyla ele almasına sebep olur. Kayıp Zaman’daki Albertine Simonet karakterine yazarın tutkulu aşkı Alfred Agostinelli’nin model olduğu düşünülür: İkisi de tutsaktır ve ikisi de kaza sonucu hayatını kaybeder.

Salih Bolat, son kitabı “Rüya Zamanı” üzerine Cenk Kolçak’ın sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

İnsan politik bir varlık değil midir? Ta iki bin beş yüz yıl önce Aristoteles bu soruya “evet” diyordu. İnsan eğer toplumsal bir varlıksa, aynı zamanda politik olur. “Politika”, bugün toplum biçiminde yaşayan insanın, özellikle şehirleşmiş insanın, az ya da çok demokratik ilişkiler içindeki davranış biçimidir. Bireyler şu ya da bu oranda karar mekanizmalarına katıldıklarında, ister istemez politik olmuş olurlar. Elbette şiirin metaforik, imgesel dili içinde böylesine kavramsal belirlemeler, tanımlamalar yapılmaz. Ama zaten insan niçin sanat yapar? Kendi dünya projesini, kendi değerler dünyasını yaşantılar, nesneler, doğa üzerinden estetize ederek insanlarla paylaşmak için değil mi? Bu bağlamda şunu hatırlatmak isterim: Demek saf ideolojiler şiir üretmezler, şiirler ideoloji üretir. Öyleyse ne kadar şiir varsa o kadar ideoloji vardır, diyebiliriz.

İlyas Tunç, “Nesnelerin Dili” başlıklı deneme dizisiyle Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Bilgi, son hamle gelmeden elde edilmesi gereken en değerli şey; satranç tahtasındaki altmış dört karenin her biri için bir öncekinin iki katı buğday tanesi biriktirmek gibi. Mümkün mü? Ömür yetmez! Şövalyelik, mümkün olmayanın peşinde koşmak değil midir zaten?

Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısının dosya konusu: “Türkçenin Çıkmazları”

Yorum bırakın

Dosya: “Türkçenin Çıkmazları” – Selçuk Orhan, Bâki Ayhan T., Süreyyya Evren, Ali Ayçil, Alper Beşe, Cengiz Asiltürk, Feyza Hepçilingirler, İbrahim Yıldırım, Murat Batmankaya, Murat Yalçın, Nuray Önoğlu, Savaş Kılıç, Tanıl Bora

Dil Devrimi, Türkçedeki eski sözcüklerin yerine yenilerini türetirken, eskilerin kullanımdan kalkacağını varsayıyordu, ama öyle olmadı ve bugün Türkçe bire bir aynı anlamı taşıyan eski ve yeni sözcüklerin birlikte kullanıldığı bir dile dönüştü. Eşanlamlı olduğu ileri sürülen sözcükler arasında küçük veya büyük farkların bulunduğunu dile getirenler, Türkçenin günümüzdeki durumunu bir zenginlik olarak değerlendirenler var. Diğer yandan, kimi yazarların, aralarındaki anlam farkları üzerinde düşünmeden siyasi görüşlerine göre bazı sözcükleri kullanmayı tercih ettiği görülüyor. Ortak yazım kurallarının belirlenemeyişi de sorunlarımızdan biri. Varlık dergisi olarak şair, yazar, çevirmen ve editörlerimizle Türkçenin bugününü ve geleceğini tartışıyoruz.

Halûk Sunat, “Ölüm(lülük)le Yüzleşmek” başlıklı yazısıyla Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Bilimsel gelişmelere sığınarak ölümü tedavülden kaldırma hevesinin epeyce yol aldığı günümüzde, ölümle yaşam eşiğinde yaşanan ‘spor’ (vb.) etkinlikleri de dikkati çekicidir. Bu bir çelişki mi? Hayır. Ölüme meydan okumanın, ölümlülüğü denetlemenin/tasarruf etmenin, kaçınılmaz yazgıyı hükümsüz kılmanın (yadsımanın); dahası, sıra dışı edimsellikle başkalarının gözünde ölümsüzleşmenin (‘şanım yürüsüncülüğün’) bir açılımı olmalıdır tehlikeli sporlar. Belki de, doğrudan ‘ilişki’ katında sahihlik/hakikilik değerini yitirmiş hayatın başkalarının gözünde gerçeklik (seyirlik değer) kazanmasının bir yoludur –ki, yukarıda andığım üzere, kaçınılmaz sonun öncesini nasıl tasavvur ve tasarruf ettiğimizi anlamaya da çağırır bizi.

Münire Çalışkan Tuğ, Polat Özlüoğlu’nun “Peri Kızı Af Buyrun” adlı öykü kitabını değerlendiriyor. Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Polat Özlüoğlu’nun öykülerini balkonunuza kurulmuş, elinizde kahveniz, dışarıdan gelen kuş cıvıltıları eşliğinde sakin sakin okuyamıyorsunuz. Daha ilk öyküde canınız yanmaya, yüreğiniz sıkışmaya başlıyor. Çok rahat ve doğal bir anlatımla, tek kişilik bir konuşmadan oluşan “Anakızhala” da yalnızlık, birbirine sığınmış iki kadın, ölümün normalleştiği çileli bir yaşam, sevmenin, aşkın tadına varamamış, kimsesiz, dölsüz, geleceksiz iki insanla tanışan okur, bir yandan içi burkulurken bir yandan da Anakızhala’nın fedakârlığı karşısında minnetle gülümsüyor.

Varlık’ta Bu Ay (Ocak 2020)

Yorum bırakın

Dosya: “Türkçenin Çıkmazları” – Selçuk Orhan, Bâki Ayhan T., Süreyyya Evren, Ali Ayçil, Alper Beşe, Cengiz Asiltürk, Feyza Hepçilingirler, İbrahim Yıldırım, Murat Batmankaya, Murat Yalçın, Nuray Önoğlu, Savaş Kılıç, Tanıl Bora

Yazı: Ayrıksı ve Tanrısal: Proust’un Yüzyılı (Gülüş G. Türkmen) – Kişisel Yaşantıdan Kadınlık Hallerine Aslı Serin Şiiri (Sibel Yılmaz) – Banu Özyürek Öykülerinde Ötekine Karşı Bir Zırh: “Poz” (Hande Balkız) – Ölüm(lülük)le Yüzleşmek (Halûk Sunat) – Nesnelerin Dili (İlyas Tunç) – Salih Bolat ile “Rüya Zamanı” Üzerine Söyleşi (Cenk Kolçak) – Türk Sinemasının Sessiz Dönemlerinde Anlatım Denemeleri (Burak Süme) – Haydar Ergülen’in “Afrika Semahı” Şiiri Üzerine (Adnan Gül) – Stuttgart’tan Kiel’e Almanya Notları (Deniz Özbeyli) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Öykü: Necati Mert, Levent Karataş, Gülru Pektaş, Ahmet Rıfat İlhan 

Şiir: Tahir Abacı, Nur Saka, Veysel Çolak, Hüseyin Akın, Ulaş Bager Aldemir, Gürsel Bektaş, Hatice Sabah, Umut Çiflik

Desen: Özge Ekmekçioğlu

VARLIK KİTAPLIĞI: “Taşın Altındaki El” – Nassim Nicholas Taleb (Branko Milanovic) – Âba Müslim Çelik ile “İlhan’ın Paltosu Kanlı” Üzerine Söyleşi (Ozan Öztepe) – “Ben û Sen” – Ahmet Çakmak (Şirvan Erciyes) – Fatma Nur Kaptanoğlu ile “Homologlar Evi” Üzerine Söyleşi (Merve Kırman) – Alper Çeker ile “Rus Modernizmi” Üzerine Söyleşi (Çetin Çağlayan) – Enes Kurdaş ile “Sevgili Kardeşim Ben” Üzerine Söyleşi (Yavuz Türk) – “Peri Kızı Af Buyrun” – Polat Özlüoğlu (Münire Çalışkan Tuğ) – Merve Yakut ile “Godard Makinesi” Üzerine Söyleşi (Gökhan Gök) – “Güzel Günlerimiz Oldu” – Sami Karaören (Z. İrem Gönül) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Varlık bu ay da Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

Zeynep Şen, Varlık okurlarını dünyadaki kültür sanat olaylarından haberdar etmeyi sürdürüyor.

Yorum bırakın

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: