“Varlık” dergisinin Mayıs 2020 sayısının dosya konusu: “Dikkat Ekonomisi”

Yorum bırakın

Nilgün Tutal, hazırladığı “Dikkat Ekonomisi” başlıklı Mayıs ayı dosyamızın konusunu şöyle özetliyor: Gelişen iletişim araçları ile insan yaşamında medyanın işgal ettiği zaman giderek artırıyor. Ama hızlanan bir yaşam da söz konusu. Bu hızlı ve akışkan zamanda, kültür endüstrisi, edebiyat, müzik, genel olarak sanat da dahil olmak üzere pazarlama ve reklamcılık, hatta siyaset alanları “müşterisinin” dikkatini çekebilmek, alıkoymak, sadece kendisine bakmasını sağlamak için her gün bir başka strateji geliştiriyor.  Bu durumu ele aldığımız dosyamızda edebiyattan siyasete, medya ve kültür alanlarına kadar dikkatin değişen, ekonomikleşen, ekonomikleştikçe de tüm yaşamı kuşatan ve dönüştüren görünümlerine odaklanıyoruz.

Dosyamızın ilk yazısı Fidan Terzioğlu’na ait: “Dikkat Hegemonyasında İnsan Olmak”. Terzioğlu yazısında her birimizin dikkatinin nasıl avlandığını ve bunun ortak yaşamımızda nelere yol açtığını araştırıyor. Sosyal ağ platformlarındaki algoritmaların görünmez işleyişini ve görünür etkilerini ortaya koyuyor. Dikkat ekonomisinin hegemonyasında insan olarak yaşamanın zorlukları ve sorumlulukları üzerine düşünüyor. Son dönemdeki virüs salgını nedeniyle yaşananların, bu hegemonyanın dayattığı uykudan uyanabilmemiz için bir fırsat olabileceğini düşlüyor.

Fırat Berksun “Yoğun ve Hiper Dikkat Arası Geçitler” başlıklı yazısında dikkat biçimlerinin nesle dayalı ayrımlarında işleyen karşıtlıkları irdelemeyi amaçlıyor. Katherine Hayles’in eski ve yeni baskın dikkat biçimleri, yani yoğun ve hiper dikkat arasında çizdiği ayrımın geçişli ara alanlarına odaklanmayı öneriyor. Edebiyat ve sinema arasında özgün bağlantılar kuran bir video deneme üzerinden (Sinemada Noktalama İşareti Olarak Kurgu, 2015, Max Tohline), yoğun dikkatin metinsel olana, hiper dikkatin ise görsel-işitsel olana ait dikkat biçimleri olduğu varsayımını değerlendiriyor.

Pelin Kıvrak “Kısa Roman’ın Yükselişi” başlıklı yazısında edebiyat tarihinin “üvey evladı” olarak görülen ve yirmi birinci yüzyıla kadar yayınevleri tarafından fazla rağbet görmeyen kısa roman türünün son yıllarda özellikle Kuzey Amerika’da dikkat ekonomisinin dinamikleri bağlamında popülerlik kazanmasını ele alıyor. Tarihin, mekânın ve yayınevi ile okur kitlesi arasındaki dengelerin sonucu olarak bazı müstesna coğrafyalar haricinde sürekli arka plana itilen bu türün yükselişinin hem küresel hem de birey odaklı sebeplerine mercek tutuyor ve bu sebepleri kısa romanın biçimsel özellikleriyle ilişkilendirerek ‘kesintisizlik’ ve ‘bütünlük’ tecrübelerinin çağımızda yeniden tanımlanmasını irdeliyor.

“Dikkat Ekonomisi ve Edebî Üretim” başlıklı yazısında Mehmet Özkan Şüküran, dikkat ekonomisi tartışmalarına değinerek, enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle edebî üretimin ilişkisini açıklıyor. Edebî üretimin, bireylerin enformasyona ulaşmasıyla ve yazar figürünün uluslararası dolaşım kolaylığı sağlamasıyla arttığını ancak bulunabilirliğin zorlaştığını belirtiyor. Bulunabilirliği sağlayan yayıncı ve yazarların bu yeni ekonominin yeni bankacıları olduğunu, ancak edebî üretimle dikkatin ilişkisini içerikten hâlâ bağımsız tutamadığımızı ve dolayısıyla teknolojik determinizmle bunu açıklamanın doğru olmadığını söylüyor.

İncilay Cangöz “Salgının Hiper-Gerçekliği ya da Toplumsalın Gerçekliği” başlıklı yazısında koronavirüs salgını döneminde medya-gerçeklik ilişkisini Baudrillard’ın simülasyon kuramı bağlamında ele alıyor. İmgenin gerçekle bağının koptuğu bir dönemde yaşadığımızı vurgulayan Cangöz,  sağlıklı kalmamız için yapılan “evde kal” uyarıları haklı olsa da, bu uyarının temsil biçimlerinin hastalık tehdidi altında çalışmak zorunda kalan kesimleri gölgelediğini, dikkatimizi kaydırdığını ileri sürüyor.

Itır Erhart “Dikkatin ‘En Değerli Para Birimi’ Olduğu Dönemde Ders Anlatmak” başlıklı yazısında Üniversite öğrencisi olduğu 1990’lardan, ders anlatmaya başladığı 2000’lere ve hemen hemen tüm öğrencilerin akıllı telefon sahibi olduğu 2020 yılına kadar geçen süre içinde sınıf ortamında olma deneyimimi, “dikkat” kavramı etrafında tartışıyor.

Varlık olarak sadece dikkatimizi toplamak için değil, aynı zamanda dikkatimizi doğru yere yöneltip yöneltmediğimizi sorgulamak için de buradayız.

İyi okumalar.

***

Varlık’ı edinmenin en kolay ve ucuz yolu abonelik. Abonelerimiz 200 TL karşılığında bir yıl boyunca tüm yeni sayılarımızı edinmekle kalmıyor, 1933’ten günümüze Varlık dergisinin tüm içeriğine de https://arsiv.varlik.com.tr/ adresinden erişebiliyorlar.

Varlık, Mayıs 2020 / Editörden

Yorum bırakın

2020 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne son başvuru tarihi, biliyorsunuz, 1 Nisan idi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ödüle aday olan genç şair ve yazarlarımızın önemli bir bölümü dosyalarını 4-5 ay önceden hazırlayıp son güne kalmadan gönderdiler. Yayınevimize çok sayıda dosya ulaştı, ancak –koronavirüs salgını nedeniyle dünyaca içinde bulunduğumuz zor şartlarda haklı olarak– bir o kadar da başvuru süresinin uzatılması yönünde talep geldi ve biz de son başvuru tarihini bir süre ertelediğimizi sosyal medyada duyurduk. Dosyalar için bir son teslim tarihi belirlediğimizde bunu iki hafta önce yine web sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan duyuracağız: Facebook sayfamız Varlık Yayınları ve Dergisi, Instagram ve Twitter ise @varlikyayinlari.

Koronavirüs salgını nedeniyle bilgisayarlarımızı, matbu dosyalarımızı 10 Mart’ta evlerimize taşıdık; ofisimizi sadece dağıtım, sipariş vb. işler için belli günlerde, saatlerde açıyoruz, kesinlikle toplu taşıma kullanmıyor ve bir arada çalışmıyoruz. Yazı işleri kadrosu olarak derginin hazırlığında bir sıkıntı yaşamıyoruz, ama büyük bölümü alışveriş merkezlerinde bulunan kitabevi zincirleri ve bazı bağımsız kitabevleri kapandı. Elbette kapanmasaydı da böyle tehlikeli bir salgın sırasında insanların dışarı çıkıp dergi ve kitap edinmesini bekleyemezdik. Online sipariş ve abonelik taleplerine en kısa sürede cevap veriyoruz.

Okurların, şair ve yazarların adeta “dünya yıkılsa da Varlık ayakta kalır” inancıyla bize her gün yazması, örneğin gelecek sayılarımız için dosya konuları önermesi, şiir, öykü ve yazı göndermesi, dergimizde yayımlanan metinlere dair görüşlerini paylaşması bizi çok duygulandırıyor. Evet, Varlık’ın arkasında güçlü bir okur desteği var, bu süreçte çalışma azmimizi korumamızı sağlayan, heyecanımızı tazeleyen herkese şükran borçluyuz. Ancak pek çok derginin yayınına ara verdiği bu zor dönemde edebiyatı su gibi temel ihtiyaç sayan okurların desteğine daha fazla ihtiyacımız olduğunu da söylemeden geçemeyiz. Varlık’ı edinmenin en kolay ve ucuz yolu abonelik. Abonelerimiz 200 TL karşılığında bir yıl boyunca tüm yeni sayılarımızı edinmekle kalmıyor, 1933’ten günümüze Varlık dergisinin tüm içeriğine de https://arsiv.varlik.com.tr/ adresinden erişebiliyorlar.

Bir müze, tozlu bir arşiv değiliz, durmaksızın deviniyoruz. “Okuyucu avlamak” için taklalar atmadan, edebiyattan, sanattan ödün vermeden neredeyse 87 yıldır yayınımızı sürdürebiliyorsak eğer sizlerin sayesinde. Varlık bir derginin, arkasına holding desteği almadan, çarklara kapılmadan, okurlarına güvenerek ayakta durabileceğinin kanıtı. Varlık, edebiyatımızın, sanatımızın gelişimini, Türkiye’nin kültürel, sosyal dönüşümünü izlemek için benzersiz bir kaynak. Varlık hepimizin belleği, Varlık edebiyatın, sanatın dönüştürücü gücüne inananların dergisi.

Haziran sayımızda buluşmak üzere. Sağlıklı günler dileriz.

 

Mehmet Erte

 

Varlık’ta Bu Ay (Mayıs 2020)

Yorum bırakın

Dosya: “Dikkat Ekonomisi” – Fidan Terzioğlu, Fırat Berksun, Pelin Kıvrak, Mehmet Özkan Şüküran, İncilay Cangöz, Itır Erhart

Yazı: Pandemiyi Dinlemek (Gülüş G. Türkmen) – Nur Sürer ile Söyleşi: 1980’li Yılların Türkiye’si ve Edebiyatın Sinemaya Yansıması (Burak Süme) – Muzaffer İlhan Erdost’un Ardından (Yaşar Öztürk) – Tomur Atagök Resmi (Nur Özalp) – Çıpasızlığın Yüzeyi: Post-Truth (Yalın Alpay) – Dergi Tefrikası (2) (Haydar Ergülen) – 21. Yüzyılda Afrika Asıllı Amerikalı Romancı Gözüyle Gündelik Hayat Eleştirisi (E. Lâle Demirtürk) – Nesnelerin Dili (İlyas Tunç) – Norveç’ten Bir “Yeni İnsan” Hikâyesi: “Doppler” (Çiğdem Ülker) – Pombal Markizi’nin Çok Kültürlü ve Çok Adlı Şehri Lizbon (Murat Tuncel) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

Öykü: Zerrin Saral, E. Nisan Erdem, Osman Akyol, Demet Özdemir, Berna Terziahmetoğlu

Şiir: Abdülkadir Budak, Osman Hakan A., Mustafa Köz, Olcay Özmen, Usame Yördem, Mithat Sertan Altınok, Ercan Aygün, Emre Yıldız

Desen: Özge Ekmekçioğlu

Varlık Kitaplığı: Bülent Keçeli ile “Herkesin Çirkini” Üzerine Söyleşi (Petek Sinem Dulun) – “Fenomenoloji / İlk Temeller” – Dan Zahavi (Bülent Avcı) – “İmgenin İcadı / İkinci Yeni’nin Meşruiyeti” – Yalçın Armağan (Metin Cengiz) – “Her Yerde Kan Var” – Ayşe Kulin (Hasan Akarsu) – Necati Tonga ile Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yağmurdan Sonra Güneş” Adlı Öykü Kitabı Üzerine Söyleşi (Enver Aykol) – “Derin Uyku” – Mustafa Fırat (İsmail Cem Doğru) – “Parmaklarıyla Düşünen Dünya” – Murat Erdin (Dağhan Dönmez) – Yusuf Alper ile “Psikodinamik Açıdan Ataol Behramoğlu ve Şiiri” Üzerine Söyleşi (Kadir İncesu) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Edebiyattan resme, sinemaya geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

***

Varlık’ı edinmenin en kolay ve ucuz yolu abonelik. Abonelerimiz 200 TL karşılığında bir yıl boyunca tüm yeni sayılarımızı edinmekle kalmıyor, 1933’ten günümüze Varlık dergisinin tüm içeriğine de https://arsiv.varlik.com.tr/ adresinden erişebiliyorlar.

Varlık, Nisan 2020 sayısının şairleri: Altay Öktem, Yücel Kayıran, Alperen Yeşil, Naile Dire, Aysu Kılıç, Sadık Ay, Özlem Balıkcı, Ümit Akgün

Yorum bırakın

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

D&R mağazaları ve birçok kitabevi bu ay koronavirüs nedeniyle kapalı olduğundan Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Varlık, Nisan 2020 sayısının öykücüleri: M. Özgür Mutlu, Sitem Şanlı, Murat Şahin Öcal, Serkan Gülpınar

Yorum bırakın

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

D&R mağazaları ve birçok kitabevi bu ay koronavirüs nedeniyle kapalı olduğundan Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Zeynep Şen, Varlık dergisi okurlarını dünyadan ve Türkiye’den kültür sanat olaylarından haberdar etmeyi sürdürüyor.

Yorum bırakın

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

D&R mağazaları ve birçok kitabevi bu ay koronavirüs nedeniyle kapalı olduğundan Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

 

Gültekin Emre, Varlık dergisinde “Şiir Günlüğü”nü yayınlamayı sürdürüyor.

Yorum bırakın

Gonca Özmen

Gonca Özmen o “güneşi böyle” Bile İsteye geti­rip önümüze koyuyor ya, akıyor üstümden şiirler, imgeler. Gurbet değil artık burası “Ay akıtmalı” düşler. Elbette o bu şiirleri iyi demlendirmiş. Dize ve sözcük yinelemeleri şiirin şırıltısını, parıltısını duyuruyor. Yolculuğa çıkarıyor bu şiirler okuru, su kenarlarına, ay ışıklarının aydınlattığı yol­lara, günbatımlarının renk cümbüşüne, sevgilinin sıcacık tenine, rüyaların gerçek olduğu yerlere… alıp götürüyor. Eski ne varsa işte onların küllerinden doğmuş, yeni, diri söyleme kanat takmış şiirler. Anlamak için değil, dünyayı, aşkı, günümüzü kavramak için yeniden, yani bir daha, bir daha, bir daha okuyacağım Bile İsteye’yi. (Kırmızı Kedi, Eylül 2019) “Narın tanesinden döküldük/ Dedim o boşluğa gideyim/ Bahçemiz vardı, vardı çözüldük”.

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Varlık dergisinin Nisan 2020 sayısında Şeref Bilsel soruyor, Cengiz Kılçer “Sosyalizm, Sanat, Edebiyat” adlı çalışmasını anlatıyor.

Yorum bırakın

Cengiz Kılçer

Uzun müddettir kültür sanat alanında hiyerarşik ola­rak örgütlenmiş bir avuç yazar, akademisyen, yayıncı, iş adamı vs. gibi sol liberal ağdan oluşan kanaat teknisyeni (doxazofları) var; bu şebeke kendilerince bir hakikat mü­essesi inşa ederek, yine kendi ideolojik, politik, estetik iktidarlarını ve markalarını yeniden ve yeniden üretiyor­lar.

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Aslıhan Tüylüoğlu’nun “Ülkü Tamer Şiiri, Gole Giden Bir Panter” adlı çalışmasını Veysel Çolak değerlendiriyor. Varlık dergisinin Nisan 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Alıhan Tüylüoğlu

Şu saptamaları yapıyor Aslıhan Tüylüoğlu: Ülkü Ta­mer’in şiiri bir aşkınlıktır. Şiirin insanlaşmasıdır daha doğ­rusu. Bu şiir, karşıtların birliği üzerinde gelişir ve süreklilik kazanır. Tıpkı yaşam gibi; örgütlü ve dağılgan. Bu nedenle yaşam kesitlerini buluşturan dil birliklerini özenle oluşturur Ülkü Tamer. Yan yana getirilmiş, birbirini bütünleyen ya da yadsıyan renkler gibi…

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Seyhan Erözçelik İlk Kitap Şiir Ödülü’ne değer görülen iki isim, Yiğit Kerim Arslan ve Hüseyin Serhat Arıkan, ilk kitapları üzerine söyleşiyorlar. Varlık dergisinin Nisan 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Hüseyin Serhat Arıkan

Yiğit Kerim Arslan

 

Hüseyin Serhat Arıkan ile “Bir Dün Var Yarında” Üzerine Söyleşi – Yiğit Kerim Arslan

Yapıyı düşünmeden şiir yazmamak gerekir bence, şiire tasarı niteliği veren yapıdır. Elbette, yaratım sürecinde her şey tasarlandığı gibi gitmeyebilir, çünkü Nabokov’un da de­diği gibi bir tenis maçına benzer yazmak. Ancak bu durum, şiirin kurulan bir şey olduğu gerçeğine aykırı değil.

 

Yiğit Kerim Arslan ile “Kirpik Bilgisi” Üzerine Söyleşi – Hüseyin Serhat Arıkan 

Ben burada, ne yapsam sürgüne uğruyorum. Nerede değilsem orayı istiyorum.

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: