Gültekin Emre, “Şiir Günlüğü”nü Varlık dergisinde yayınlamayı sürdürüyor.

Yorum bırakın

 

Şiiratı, efsane dergi. Yaz Kitabı (2004), Bahar Kitabı (2005). Seyhan Erözçelik’in unutulmaz çabalarıyla. Mustafa Irgat, Haşim Çatış dosyaları hâlâ önemini koruyor. Baudelaire, Nabakov, Borges,Yeats, Rilke, Wiliam Empson, Paul Celan, Michael Donaghy, Gerald Manly Hopkins, Emily Dickinson, Robert Burns, Dağlarca, Ahmet Haşim, Necatigil’in birer şiiri üzerien kapsamlı yazılar… Seçki ama nasıl bir seçki! Hem dünya şiiri hem de ülkemizin şiirinde akıp duran derin ırmak; her zaman okunabilecek şiir, deneme, değerlendirme, çeviri toplamı. Nereden de aklıma geldi? Demek unutmamışım! Ah, o eski dergiler!

Reklamlar

Zerrin Oktay, Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında Merih Günay’ın son romanı “Tatlı Çikolata”yı değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Merih Günay, daha önce çıkartmış olduğu Pabuçlarımın Yazarı (İstanbul Net Yayıncılık 2004), Martıların Düğünü (Havuz Yayınları 2007) ve Hiç (Havuz Yayınları 2008) adında üç kitaba imzasını atmıştır. Çok sayıda ödül almış olan bu üç kitabından sonra uzun bir süre geçti ve okurun karşısına bu kez Tatlı Çikolata adlı yeni kitabıyla çıktı. Bu kitap içerik olarak olaylar ve anlatım bakımından zaman sıçramalarının tam karşılığını bulmuştur çünkü zaten hemen tüm bölümleri yine farklı zaman ve mekânlarda kaleme alınmış ve özgün Merih Günay üslubuyla harmanlanarak romana dönüşmüştür.

Şeref Bilsel, Ömer Erdem’in “İstanbul’a” adlı son şiir kitabı üzerine yazdı. Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Ömer Erdem şiirinde baştan beri ölçüsünü taşırmayan ironi, güzel hinlik bu son kitapta da bize eşlik ediyor. Şiirlerdeki anlam akışı, bağı, bir tarihsel figürle, bir sosyolojik motifle birden başka bir anlam eşiğine fırlatıyor bizleri.

Giray Kemer, Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında Gökçer Tahincioğlu’nun “Mühür” adlı romanını inceliyor.

Yorum bırakın

 

Sokağı, başkent kulislerini, ülke gerçeklerini, olanı-biteni en iyi bilenlerden biri Tahincioğlu. İlk romanı Mühür’de de sanki bizlere bildiklerini anlatmak üzere yola çıkıp aslında metin boyunca tek bir cümlenin etrafında dolanıyor: “O iş tam da öyle değil.

 

Yusuf Alper son şiir kitabı “Bir İnsan Sesi Duymak” üzerine Kemal Yavuzer’in sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Bendeki geçmiş ilgisi nostaljik bir ilgi değildir. Bu ülkede yaşayan bir bireyin hangi toplum, geçmiş üzerinde durduğunu bilerek yaşaması, geçmişle gelecek arasında bağ kurması hayatın olmazsa olmazıdır. Yoksa ipsiz sapsız boşlukta, aidiyet duygusu olmayan bir birey olur ki o durum da sağlıksızdır.

Neslihan Gürel, Şiirsel Taş ile çocuk kitapları üzerine söyleşti. Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Yazarla çizerin birlikte ama kendi sınırlarını bilerek çalışması çok önemli. Yazar-çizer-editör sacayağını iyi kurmak gerek. Kendi adıma çizer ve editörle birbirini besleyen, eleştirel ama yapıcı bir ilişki içinde olmayı seviyorum.

Elif Sofya son şiir kitabı “Hayhuy” üzerine Petek Sinem Dulun’un sorularını cevaplıyor. Varlık dergisinin Nisan 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Şiirlerimde ilkele dönüşün özlemi ve arayışı alttan alta yürüyen bir ses olarak hep var. İnsanı merkeze alan bir dünya algısına sahip değilim, biyo-merkezli bir yaşam tasavvuru var bende ve doğal olarak şiirlerime de bu geçiyor. İnsan’ın, “insanlık” tan kurtulmasının dünyanın kurtuluş reçetesi olacağına inanıyorum.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: