2019 Yaşar Nabi Gençlik Ödülleri sonuçlarını açıklıyoruz

Yorum bırakın

Dergimizin yayına başladığı 1933 yılından bugüne kadar özenle sürdürdüğü ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, 86. yılımızda da edebiyatseverleri yeni imzalarla buluşturuyor. Bu yıl şiir dalında Eşref Yener, öykü dalında ise Batuhan Aşıktoprak ödüle değer görüldü.

Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne katılım her yıl olduğu gibi yine yoğundu.

Şiir dalında ön elemeden geçirilerek seçici kurula sunulan dosyalar Kaan Eminoğlu, Sema Duman, Kadir Beyter, Merve Kılıçarslan, Zeynep Tiryaki, Batuhan Saç, Orhun Yalçın, Yasin Uysal, İlker Şenel, Habib Tuna Güdendede, Ahat Döğer, Arda Can Gül, Ebru Tabiloğlu, Tayfun Çidem, Felek Yılmaz, Osman Alp Denizler, Nisa Nur Tetik, İdil Özkurşun, Burak Karagöl, Furkan Bulut,  Nagehan Zülal Beypazar, Ali Mazı, Bahar Altunkaynak, Yahya Demir, Mizgin Bulut, Eşref Yener, Samet Kuru, Derin Sevil Bodur, Murat Can Dolğun, Ömer Faruk Karaşahan, Fatma Kışlak, Ezel Çağlayan, Erdem Yılmaz, Tugay Karakuzu, Deniz Başar, Serkan Yılmaz, Eylül Naz Baklacı, Nejira (Necla) Karakoyun, Adilcan Güreşçi, Mehveş Demirer, Şiyar Onur, Seren Ay, Erk Özel, Burakcan Abay, Mert Tutucu, Ceren Kılıç, Şule Ünsal, Onur Tuğrul Karabıçak, Neda Olsoy, Emre Günce Doğan, Murat Aslantanoğlu, Armağan Akkaya’dan, Ahmet Bayrak, Anıl Cihan, Ümit Emre Çarkçı, Uğur Demirkol, Ömer Yücedal, Mete Karaoğlu, Onur Erdoğan, Furkan Çirkin, Ömür Karakaya, Çağın Özbilgi, Derya Barış Şen, Arman Tekin, Anıl Can Uğuz, Eren Şahin, Oya Özgün Özder, Burak Turğut, Ezgi Şimşek, Uğur Can Dural, Derin Sağlar, Kaya Yıldız, Ufuk Aksoy, Kübra Kopya, Feridun Can Özdilek, Rıdvan Yıldız, Tarık Uçar, Medine Mayıs Akın, Mesut Konukçu, Bilal Gürgen, Ezgi Özen, Canberk Tan, Ulaş Bager Aldemir, Hatice Çetin imzalarını taşıyordu.

Zeynep Uzunbay, Sina Akyol, Abdülkadir Budak, Metin Cengiz ve Salih Bolat’tan oluşan şiir seçici kurulu yaptığı değerlendirme sonucu ödülü oy çokluğuyla Eşref Yener’in “Döndüğümde Yoktum” adlı dosyasına verirken; Anıl Cihan’ın “Daha Önce Ölmüş müydük” adlı dosyasını ‘dikkate değer’ buldu.

Öykü dalında ön elemeyi geçenler Ezgi Özbek, Emre Kalaylar, Ozan Kırıcı, Büşra Eray, Şevket Şahin Özen, Mert Yılmaz Güler, Selcan Kırnal, Bekir Kerem Kurt, Atkutalp Avşar, Gizem Üstüner, İsmail Çolak, Batuhan Aşıktoprak, Can Akgün, Behiç Ata, Selman Sevtekin, Melis Arşin, Serhat Kıran, Gökçe Ceylan, Görkem Can, Tugay Karakuzu, Ömre Özen, Atakan Boran, Mustafa Kara, Onur Can Sümen, Veysel Gökberk Manga, Mavi Tuğba Ateş, Serkan Demirhan, Berkant Kıray, Beyza Okumuş, Nisa Eser, Tuna Özkurt, Raman Arı, Sitem Şanlı, Furkan Pişgin, Gencay Çubuk, Efe Eğilmez, Fatma Şafak Pınarbaşı, Veysel Kobya, Emre Şahinler, Burak Şentürk, Hesna Beliz Aksoy, Harun Kapan’ın dosyalarıydı.

Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Hatice Meryem, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Feridun Andaç’tan oluşan öykü seçici kurulu, ödülü oybirliğiyle Batuhan Aşıktoprak’ın “Kurdun Postu” adlı dosyasına verirken; Behiç Ata’nın “Baban Askerdi O zamanlar”, Tuna Özkurt’un “Çıngıraklı Kahkaha” adlı dosyalarını ‘dikkate değer’ buldu.

Ödül alan ve dikkate değer bulunan isimlerin söyleşi, şiir ve öykülerine Varlık dergisinin Temmuz 2019 sayısında yer veriyoruz.

 

Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına her yıl kuruluş yıldönümümüz olan Temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verdiğimiz Gençlik Ödülleri’ne bugüne dek değer görülen isimler:

 Şiir dalında:

1984: Behçet Aysan, Hüseyin Ferhad, Bedrettin Aykın

1986: Salih Bolat

1991: Altay Öktem

1992: İdris Özyol

1993: Mesut Adnan

1994: Tuna Kiremitçi

1995: Özgür Özmen

1996: Derya Çolpan

1997: Selim Temo

1998: Tarkan Çeper

1999: Zafer Ekin Karabay, Can Bahadır Yüce

2000: Özlem Tezcan, Alphan Akgül

2001: Sinan Oruçoğlu, Mehmet Butakın

2002: Ali Özgür Özkarcı

2003: Mehmet Erte, Seyyidhan Kömürcü

2004: Mehmet Öztek, Alperen Yeşil

2005: Alper Gencer

2006: Olcay Özmen

2007: Yusuf Uğur Uğurel

2008: Veysi Erdoğan

2009: A. Barış Ağır

2010: Halil İbrahim Polat

2011: Taner Cindoruk

2012: Harun Atak

2013: Serap Aslı Araklı

2014: Miray Çakıroğlu

2015: Mehmet Karaca

2016: Mehmet Özkan Şüküran

2017: Devrim Horlu

2018: Enver Ali Akova

2019: Eşref Yener

 

Öykü dalında:

1987: Cemil Kavukçu

1991: Sibel Türkmenoğlu

1992: Semra Topal

1993: Ülkü Çadırcı

1994: Doğan Yarıcı

1995: Nurdan Beşergil, Sema Kaygusuz

1996: Müge İplikçi

1997: Akın Sevinç

1998: Karin Karakaşlı

1999: Murat Saraçoğlu

2000: Elif Çınar

2001: Abdullah Mollaoğlu

2002: Canan Akalan

2003: Hakan Ergül

2004: Temel Karataş

2005: Mehmet Erkan

2006: Gülçin Karaş

2007: Birgül Oğuz

2008: Burak Evren

2009: Aslı Akarsakarya

2010: Pelin Buzluk

2011: M. Özgür Mutlu

2012: Gökçe Parlakyıldız

2013: Şengül Can

2014: Nurullah Kuzu

2015: Arzu Uçar

2016: Gamze Arslan

2017: Pelin Kıvrak

2018: Semih Öztürk

2019: Batuhan Aşıktoprak

Reklamlar

Gültekin Emre, Şiir Günlüğü’nü Varlık dergisinde yayınlamaya devam ediyor.

Yorum bırakın

“İnsan üzüntüden başka nedir ki…” diyor Şükrü Erbaş yeni şiir kitabı otların uğultusu altında’ da (Kırmızıkedi, 2018). Şükrü uzun, içli bir ağıt yakıyor sevdiğinin ardından. Sevdiği kadını yitireli üç yıl oldu ve Şükrü o gün bu gündür ağıtla yatıp ağıtla kalkıyor. “Hangi hayal hangi hatıranın yerini tutar” diyerek söze başlıyor ve “Taşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıkta” ağıtlara sarılıyor hep. İçini ağıtlara döküyor. O bir dengbej gibi gece gündüz dudakları çatlamış ovalara, sesi kısılmış dağlara, suyunu yitirmiş derelere, ağaçlarına bir bir kıyılmış ormanlara, vefasız ruhlara yakıyor ağıtlarını.

Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında Şeref Bilsel, Vecdi Çıracıoğlu’nun “Son Voli – Serserilik Zor Zanaat” adlı son öykü kitabını değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Son Voli, yaşamın zorluklarını denizde sınayıp öğrenen insanların hayat karşısındaki bilgeliğiyle örülmüş bir kitap. Cesur olan, cür’et sahibi olan yanına denizin biriktirdiği kültürü alınca –dışarıdan bakan biri için– gerçekten serserilik zor zanaat. Çıracıoğlu’nun eserlerinde denize dair terimler (unuttuğumuz balık isimleri, deniz taşıtlarından yükselen ifadeler, belli olay ve olguları karşılayan ünlemler, deyimler vb.) geniş bir arşiv oluşturuyor. Anlatmak istediklerinin önüne retorik kaygılar geçmiyor; zaten çok bilinmeyen bir mekânı, kıyıyı daha da bulandırmıyor; öyküler arasındaki tutarlılık biriktikçe önümüze bir roman çıkıyor.

Michael Lentz’in “Pasifik Sürgünleri” adlı kitabı üzerine Hazal Bayat yazdı. Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Pasifik Sürgünleri doğrusal bir zamanda ilerliyor: Hitler’in başa gelişi, nasyonal sosyalizm karşısında ülkeyi terk eden “burjuva” sınıfının yolculukları ve Amerika’daki hayatları, bu çizginin esas durakları… Roman kahramanlarının Hitler hakkındaki düşünceleri, başa gelişini kabullenmemek için boğuştukları gerçekler ve sürecin akıllarında yarattığı sorunlar, ölümlerini de içine alacak şekilde, yer yer bilinçakışına kayarak okura aktarılıyor.

Enis Akın son şiir kitabı “Müjgân” üzerine Özgür Göreçki’nin sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında.

Yorum bırakın

“Ev insanla beslenen bir hayvandır” bir metafor. Evler kendimizi konforlu hissetmek için düzenlediğimiz özel ortamlar. Ama başka bir açıdan bakınca da bizi kapatan, yalıtan, deyim yerindeyse hazmeden, çürüten, yaşamamızı uzatan ama gerçekten yaşamamıza engel olan yerler. Yoksa değil mi? Her şeyin illâ tek anlamı olması şiire uymuyor; ev iyidir, anneler iyidir, “gâvur” kötüdür… geleneği eleştirme, halkın değerlerine saygı duy… böyle şiir mi yazılır?

Jale Sancak, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen öyküleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Bâki Asiltürk inceleme kitabı “Şiir Yüklü Gemi” üzerine Özcan Erdoğan’ın sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Haziran 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Aşırı sıkı örgüyle yazan şairlerden hazzetmem; Necatigil mesela, belli bir yere kadardır ona olan yakınlığım, sınır çizgisi çekmişimdir. Öte yandan, ben kendime “eleştirmen” demeyi tercih etmem. Daha çok, incelemeci tutum ağır basar yazılarımda; anlama çabası, metni derinden kavrama, imgeleri çözme çabası… Elbette, yeri geldiğinde eleştirel yargılarda da bulunurum ama asıl olarak anlama, çözümleme, inceleme çabasıdır benimki. Aslolan anlamak olunca şairliğin/şairlerin gölgesi eleştirmeni karartmaktansa serinletiyor, rahatlatıyor.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: