Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısının şairleri: Yüksel Pazarkaya, Emel İrtem, Petek Sinem Dulun, Mutlu Merve Başkaya, Turgut Kızıldağ, Deniz Zeybek.

Yorum bırakın

Şeref Bilsel, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen şiirleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Dil’in içine kapatılmış olan özne ne yapıp ne etse yine dil’in imkânları içinde “kapatılmış olmadığını” ortaya koymaya çalışacaktır. Dil, bu anlamda doğal bir engeldir. Bu bir paradoks. Bizi bağlayan şeyden bizi bağlayan şey yardımıyla kurtulmaya çalışmak.

Ümit Yıldırım, “Arife Kalender’in Camera Obscura’sında Figürlerin İdeolojik Dönüşümü” başlıklı yazısıyla Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Arife Kalender’in şiir kişileri yalnız kadınlardan değil erkeklerden de oluşur, her iki figürü de yok sayılmalarından ötürü şiirinde ısrarla konu edinir. “Gece Islıkları” şiir kitabındaki “Acı Dağ” adlı şiirinde “aklımı ellediler” deyişiyle kadının sesini duyururken, “Acı Yeşil” kitabındaki “Seni Seviyorum Ahmet” adlı şiirinde yok sayılmış, ezilmiş ‘erkek’i ayrım yapmaksızın şiirinin merkezine oturtur. Onun ilk kitaplarından son dönem kitaplarına kadar bu birey-toplum ilişkisi sürekli işlenir.

“Poetikalar Üzerinden Cumhuriyet Öncesi Türk Şiirinin Poetik-Sosyal Yapısını Okumak” başlıklı yazısıyla Müesser Yeniay, Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Osmanlı’da edebî türlerin üretimi bu toplumdaki yaşam biçimini belirleyen medeniyet anlayışına doğrudan bağlıdır. Yalnızca edebî türler değil, kültür hayatı başta olmak üzere musiki, hat, nakş, tezhib, ebru, minyatür, gölge oyunu, meddah ve cilt gibi görsel, sahne ve diğer sanatlar da ancak Osmanlı toplum yapısıyla açıklanabilir.

 

“İmgeden Desene Uzanan Serüven: Fethi Karakaş” başlıklı yazısıyla İnci Aydın Çolak, Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Fethi Karakaş, “Sarı Kağıt Üstüne”, desen, 1954

Yeniler Grubu ressamlarından Fethi Karakaş, edebiyatçı dostlarının kitaplarını resimlerken, sanatın katmanlı dilini kullanır. İllüstrasyon yaptığı eserler, gerçekçi akımın izlerini taşırken, Karakaş’ın resimlerine karşılık gelir. Sıradan insanın yalnızlığı, acısı, özlemi, geçim sıkıntısı, geçmişi, gelecek düşü imgelerden imaja evrilir. Eserlerin merkezinde karakter/ figür vardır. Karakter şiirde/ öyküde çoğunlukla bir simge nesneyle birlikte ele alınır. Köprü, kayık, ev, define hem kendisi hem de yazarın/şairin bu simge nesneye yüklediği anlamla figürün varlığını yapılandırır. Böylelikle, edebî eser ressamın imaj dünyasında yeniden biçimlenir.

Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısının öykücüleri: Gözde Şahin, Emine Acar, Burak Çavuş.

Yorum bırakın

Okan Alay, “Sözlü Gelenek, Yazı ve Elektronik Kültür Ortamı” üzerine yazdı. Varlık dergisinin Aralık 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Geçmişten günümüze doğru evirilen süreçte sözel anlatımın elektronik dönüşümü, kelimenin yazıyla başlayıp matbaayla pekiştirilen mekân bağlarını güçlendirdiği gibi bilincimizi ikincil sözlü kültür çağına sokar. Bir diğer ifadeyle, telefon, radyo, televizyon ve çeşitli ses kayıt cihazları gibi teknoloji aygıtlarıyla, temelini yine yazının oluşturduğu, ancak çeşitli şekillerde yazılı kültürden farklılaşan ikincil sözlü kültür çağına hazırlar.

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: