Berna Olgaç “Sevgili Dodo” adlı çocuk kitabını anlatıyor. Emre Polat imzalı söyleşi Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Berna Olgaç

Her çocuğun mutlaka sevebileceği, beklentisine cevap alabileceği bir kitabı vardır. Yeter ki peşin hükümlü olmasın. Çocuğun istediği kitabı seçebilme özgürlüğü de kitaplara güleryüzle bakabilmesinin ön koşullarındandır. Fuarlarda Garaj Kedisi Sıdıka’ya olan ilginin yanında köpekle ilgili bir hikâye isteği de çocuklardan gelince yazmamak olmazdı. Dediğim gibi çocuklara yazmak büyük mutluluk, ama onların ilgilendikleri konulara temas ederek beklentilerine cevap verebilmek daha da büyük bir mutluluk oluyor benim için. Çünkü onların okuma gereksinimlerini doğru karşılayabilmek, çocuklarda okuma isteği uyandırarak ilgilerini çekmeyi başarabilmek gelişimlerine büyük fayda sağlayacağından biz yazarlara büyük görevler düşüyor. Çocuğu yakalamanın yolu çocuğa eğilmekten geçiyor. Çocuğa eğilebilmek için çağı iyi yorumlamak gerekiyor

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

 

Reklam

Varlık dergisi Mart 2021 sayısının öykücüleri: Nilüfer Altunkaya, Eda İşler, Ayça Erdura, Emre Ocaklı.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Fatma Berber ve Sümeyra Teltik’in ortak çalışması “Pink Floyd: Kilidi Açamazsan Kır Kapıyı” üzerine Neslişah Şar yazdı. Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Pink Floyd

Kitap grubun çeyrek asır sonra, 2005 yılında ilk kez tam kadro bir araya gelip çaldığı, Hyde Park’taki Live 8 konserinin büyülü atmosferiyle açılıyor. Ardından grup üyelerinin felsefesinin şekillendiği İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’ya kısa bir göz atıp müzisyenlerin kolej yıllarından itibaren hikâyesini sürmeye başlıyoruz. On bölümle şekillenen kitabın her bölümünün başında ve sonunda grup üyelerine ait cümleler veya grubun parçalarından sözlerle karşılaşıyoruz.

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Petek Sinem Dulun “Ara Kat Sesleri” adlı şiir kitabı üzerine Alptuğ Topaktaş’ın sorularını cevaplıyor. Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Petek Sinem Dulun

Ses olgusu varlığın başladığı an benim için. İnsan, hayatının başlangıcında bir bütün olmadan önce yalnızca ses olarak var. İlk, kalp sesini duyuyoruz embriyonun. O, dış dünyayı ses olarak algılıyor. Tüm galaksi sistemimiz hareket ve ses üzerinden yorumlanıyor. Büyümeyle edindiğimiz, belleğin ara katlarındaki sesler, duyguların ara tonları, kişisel, sosyal ve toplumsal durumların yansıdığı kanaldaki akışta anlatılana kimi zaman yakınlaşıp ayrıntıya odaklanan, kimi zaman uzağında kalıp bütünü kavrayan bir mesafede durarak yazıyorum.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında Kemal Ateş, Samipaşazade Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı öykü kitabını inceliyor.

Yorum bırakın

Küçük Şeyler, küçük insanların, daha doğrusu çoğunlukta olan insanların, büyük “sergüzeştleri” olmadığı için belki de “küçük” sayılan çoğunluğun yaşamından kesitler sunar. Öykücülüğümüzde zaman geçtikçe büyük ustaların elinde çok verimli olunmuş, çok iyi örnekleriyle karşılaştığımız bir öykü anlayışının ilk örnekleridir bu metinler. Öykü konularını, kahramanlarını yaşamın alelade görüntüleri içinden, gelip geçtiğimiz uğrak yerlerinden, bazen de konu komşu kadar bize yakın insanlardan seçer Samipaşazade Sezai.

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Gülce Başer son şiir kitabı “Gözde Bir Kordon” üzerine Betül Dünder’in sorularını cevaplıyor. Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Gülce Başer (Foto: Kadir İncesu)

Ben kaçtığımız şeyleri söylüyorum. Elimde taşıyabildiğim en büyük ayna, mahalle mahalle dolaşıyorum. Tatlı tatlı gülümsüyorum ki aynaya bakasıları gelsin. Görsünler kendilerini bir… Sonra da gördüklerine alışmasınlar diye Pamuk Prenses’i bozuyorum. Masalı ters çeviriyorum, çünkü bozulanı düzeltmek isterler. O arada kendilerini de düzeltmek zorunda kalırlar, diye… Kendimizi görmemiz gerek artık… Biz kadınlara, plastik çalsalar yeter… Yetmez… Kapının önünde teneke çalıp kötü ruhları kovma işi değil bu… Daha fazlasına ihtiyacımız var. Pamuk Prensesimizi öldüren kendimiz de dahil her türlü kolaycılıktan, riyakârlıktan… bayrağımızı birilerinin üstüne dikerek var olma ihtiyacımızdan vazgeçmezsek prenseslerimiz ölecek… Ama sonra prenslerimiz de ölecek. Sonra kendimiz de öleceğiz… Bu kitabın meselelerinden biri hiç kimselik, kabul ediyorum. Kadın hiç kimse, erkek hiç kimse, aç hiç kimse, maktul hiç kimse, katil hiç kimse…

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Varlık dergisinin Mart 2021 sayısının şairleri: Şükrü Erbaş, Elif Sofya, Fatma Nur Türk, Ece Gün, Göktürk Yaşar, Taha İhsan Çetin.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Varlık’ta Güncel Sanat köşesinde Rumeysa Kiger, Mixer’deki “Olağanüstü Denklikler, İnce Benzerlikler” sergisinin küratörü Nergis Abıyeva’yla konuşuyor. Abıyeva, Alp İşmen ve Yüksel Dal’ın çizimlerini hangi bağlamda bir araya getirdiğini anlatıyor.

Yorum bırakın

Nergis Abıyeva (foto: Kadir İncesu)

“Sanat görsel ve zihinsel hazlar almak, ‘zihinde bir dalga’ oluşturmak için var diye düşünüyorum.”

“Olduğu gibi olan!” serisinden, 2020, kağıt üzerine mürekkep, 21×29.7

Alp İmen, Filia serisi, kağıt üzerine mürekkep, 3, 29,7×21 cm,2020.jpg

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

 

Varlık’ta Kısa Filmin Uzun Sözü köşesinde İrem Kargıoğlu’nun bu ayki konuğu; Morgenmensch (2018), Josef, Markus, Julian (2019) ve Das Urteil im Fall K. (2020) adlı kısa filmlerin genç yönetmeni Özgür Anıl.

Yorum bırakın

Bana kalırsa kısa film sadece seyircinin hayal gücüne alan bıraktığı müddetçe işleyen bir form; haliyle bu belirsiz son, filmimin doğası gereği zaruriydi. Haneke’nin işlerine saygı duymakla beraber, kendi sesini aramanın bir yönetmen için daha önemli olduğunu düşünüyorum. Haneke’yi mentorum olarak görmüyorum ve kendimi onun çırağıymış gibi hissetmiyorum. Bu filmin yapım sürecinde kendisiyle sadece bir kez, senaryoyu bitirdikten sonra, ekipman konusunda iznini almak için görüşmüştüm. Bütün projelerimde de büyük uyuşmazlıklarımız, tartışmalarımız olmuştur. Haneke’nin öğrencisi olmanın en iyi tarafı, kendini başarılı bir yönetmen olarak kanıtlamış birini yanı başımda sıkça görmek ve onu fikirlerimin doğruluğuna / geçerliliğine inandırmak için çabalarken sinematografik seçimlerim için güçlü argümanlar bulmam gerekmesi…

Özgür Anıl

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Ümit Yıldırım, “Abdülkadir Budak Şiirinde Mekânın Anlamı Üzerine” başlıklı yazısıyla Varlık dergisinin Mart 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Abdülkadir Budak

Ara bölgeler çok belirgindir Abdülkadir Budak’ın şiirinde: “kıyı, yamaç, yokuş, uçurum kenarı, kavşak, köprü…” arada kalmanın, ara renkte olmanın ağır psikolojisi. Siyah veya beyazın değil, ‘gri’nin şiiri. ‘Zirve’ düşüşü bol, tekinsiz mekân. ‘Dağ’, evet yükseklik demek, ama yanında hep korkunç ‘uçurum’u barındırır. ‘Dağ’, kimi zaman dert demektir, kimi zaman yüceliğe yaklaşılan kutsal-mekân. “En sıcak günlerde dağ/ Çığ salar üzerimize” dizesinde olduğu gibi tecelliye karşılık geliverir.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: