2019 YAŞAR NABİ NAYIR GENÇLİK ÖDÜLLERİ’ne başvurular başladı

Yorum bırakın

Yaşar Nabi Nayır (Fotoğraf: Lütfi Özkök)

Varlık dergisi ve yayınlarının kurucusu Yaşar Nabi Nayır adına her yıl kuruluş yıldönümümüz olan Temmuz ayında şiir ve öykü dallarında verdiğimiz Gençlik Ödülleri, edebiyatımıza yeni değerler kazandırma amacını taşıyor.

Katılma Koşulları:

  • Ödüle 30 yaş ve altındakiler şiir ve öykü dallarında katılabilir. Her iki dalda da ödüle aday olunabilir.
  • Kitap olarak yayımlanmaya uygun şiir ve öykü dosyaları A4 kâğıda Times New Roman yazı karakteriyle 12 punto, çift satır aralıklı dizilmiş olmalıdır.
  • Her dosyada fotoğraf, özgeçmiş ve iletişim bilgileri ilk sayfada, dosya adının altında bulunmalıdır.
  • Dosyalar 6 kopya halinde en geç 1 Nisan 2019 tarihinde elimize ulaşacak biçimde, “Varlık Dergisi, Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri, Perpa İş Merkezi, B Blok, Kat 5, No 484, Şişli 34384 İstanbul” adresine gönderilmelidir.
  • Dosyalar iade edilmez.
  • Yarışma sonuçları Temmuz sayımızda açıklanacaktır.
  • Ödüle değer görülen dosyalar Varlık Yayınları’nca kitap olarak yayımlanacaktır.

 

 Seçici Kurul:

 Şiir dalında: Zeynep Uzunbay, Salih Bolat, Abdülkadir Budak, Metin Cengiz ve Sina Akyol

 Öykü dalında: Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Hatice Meryem, Feridun Andaç ve Mehmet Zaman Saçlıoğlu

Reklamlar

Şeref Bilsel, Varlık dergisinde yeni imzalardan gelen şiirleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Şiir dilimiz genellikle seslerin mayaladığı, sesten anlama yürüyen bir dildir. Şair seçer, ayıklar, sıraya koyar. Bütün bunları yaparken dünyaya karşı tutumunu da ortaya koymuş olur. Bazıları bu işi masa başında yapar, bazıları ise içten gelen ve doğal yatağında akan bir seslenişle. Şiir üzerine işçilik mesaisi şairden şaire değişir. Kimileri uzun zaman bir şiire dışarıdan bakar, söylediklerini başkalarının söylemiş olduğu sözler içinde tartar; kimi şair de kendi sesine kulak verir sadece, kendi sesinin peşinde gider. Her iki tavır bir arada şiirde konaklayabilir.

Melih Levi, Süreyya Aylin Antmen’in “Ateş Sözcükleri” adlı son şiir kitabını inceledi. Varlık dergisinin Ocak 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Paul Celan’ın şiirinde de sıklıkla karşılaştığımız yer-yön belirteçleri Antmen’in şiirinde önemli bir rol oynuyor. “Burası” ve “orası” gibi belirteçler okuyucuya bir çırpıda dilin egemenliğini hatırlatıyor. Özellikle şiirde yön göstermek için kullanıldıklarında bu belirteçler, dilin merhametine sığınmamıza neden oluyor. Nereyi işaret ediyor şair? Antmen bir yön ve mekân beklentisi yarattıktan sonra bu zarfları işlevselliklerinden arındırıyor. Öyle ki, okudukça, belirgin bir yön beklentisi kayboluyor. Bu kayboluş bir “dil lekesi” gibi şiire işleniyor.

Alper Çeker, “Dış Politika Yazıları”nı Varlık’ta yayınlamayı sürdürüyor.

Yorum bırakın

İstanbul’un fethi 1990’larda bu kez muhafazakâr iktidar tarafından ateşli bir biçimde kutlandı ve Cumhuriyet gazetesi İlhan Selçuk’un 23 Mayıs 1997 tarihli yazısıyla “Fetih mi yoksa işgal mi?” tartışmasını başlattı. 2000 yılındaki kutlamalar sırasında gazete, Erdoğan Aydın imzasıyla yayımladığı yazı dizisinde fethin işgal olduğunu ve bu işgalin kutlanmasının, toplumun şeriatçı ve ırkçı bir kalıba dökülmesi anlamına geldiğini yazdı.

Bahar Altay, Varlık dergisinin Ocak 2019 sayısında “Perdeyi Aralamak” adlı sinema kitabını değerlendirdi.

Yorum bırakın

Toplumumuzda özellikle sanatçıya, akademisyene, bilim
insanına sevgiyi, saygıyı, minneti yaşarken göstermek,
onun çalışmalarını takdir etmek nadiren görülür. Bu anlamda
Seçil Büker’in ve S. Ruken Öztürk’ün 2011 yılında
Oğuz Onaran İçin: Sinemada Hayat Var kitabının ardından
şimdi S. Ruken Öztürk ve Hasan Akbulut’un birlikte derledikleri
Perdeyi Aralamak kitabı (2018, Ayrıntı Yayınları)
oldukça kıymetli.

Nermin Yıldırım, romanları üzerine Feridun Andaç’ın sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Ocak 2019 sayısında.

Yorum bırakın

Dönüp baktığımda bambaşka hikâyelere sahip ama benzer temalar etrafında dönen romanlar yazdığımı görüyorum mesela. Bu yaşarken ve yazarken dert edindiğim şeylerle ilgili ipucu veriyor bana. Bazı yazarlar tek bir cümle kurabilmek için ciltlerce kitap yazarmış. Belki ben de o tek cümleyi arayanlardan biriyimdir diye düşünüyorum bazen. Belki bütün bu macera, kurmaya çalıştığım o tek cümle içindir. Kim bilir.

Varlık dergisinin Ocak 2019 sayısında Edebiyat Gündemi “Kendi Kanıyla Şiirler Yazan Hattat: Hüseyin Ferhad”. Usta şairimiz üzerine Salih Bolat ve Haydar Ergülen yazdı.

Yorum bırakın

Salih Bolat: “Ferhad’ın şiirsel metinlerindeki tarihsel göndermeler, postmodern edebiyatın önemli göstergesi olan “metinlerarası” ilişkiye dayandırılamaz. Olsa olsa tarih okumalarının şair tarafından şiirsel bağlama indirgenmesidir.”

Haydar Ergülen: “Hüseyin Ferhad: “şiirlerinin kaderini yaşayan bir imla çırağı”. Bir ‘harf cini’. Kalbini Ortadoğu’ya, Asya’nın ön’üne fırlatmış bir barbar. Alp Er Tunga’dan İmr’ül Kays’a, Odysseus’tan Nâzım Hikmet’e, Spartaküs’ten Hikmet Kıvılcımlı’ya, hayal ülkesinin düşünde bir düşünürgezer, düşyazar, şiirsezer, “Ali’nin kılıç sandığı virgülü dilde sınayan bir ‘yeni Şaman’dır ki, şiirin coğrafyasını gezdirmez yalnızca, şiirin göğünü düşlememize de yol açar.”

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: