İtalyan şair Laura Garavaglia’nın “Sayı ve Yıldız” adlı şiir kitabı üzerine Müesser Yeniay yazdı, Varlık dergisinin Eylül 2018 sayısında.

Yorum bırakın

İtalyan şair Laura Garavaglia’nın Sayı ve Yıldız adlı kitabı adından da anlaşılacağı gibi bilimle şiirin buluşmasına güzel ve nadir bir örnek teşkil ediyor. Şair, geçmiş çağlarda yaşamış bilim insanlarını, aydınlarını şiirlerine konu edinerek şiirsel araştırmalar yapıyor. Bu her ne kadar bir Avrupalı için şaşırtıcı olmasa da bir Ortadoğulu için oldukça şaşırtıcı gelebilecek bir durum, çünkü bilimin ve şiirin farklı araçlara sahip olduğu ve birbirlerinden bıçakla ayrılmış gibi farklı alanlar oldukları düşünülür. İşte Laura Garavaglia’nın çabası burada dikkate değer olmaktadır.

Reklamlar

Aygün Bulut, Varlık dergisinin Eylül 2018 sayısında Procopius’un “Bizans’ın Gizli Tarihi” adlı yapıtını değerlendiriyor.

Yorum bırakın

Ülkeleri yoktan var edenler gibi, vardan yok edenler de var. Var edenleri yazmak, anmak kadar yıkım ustalarını da bilmek gerekiyor. Tarihçi Procopius adı gibi kendisi de bin yıl kadar gizli kalan yapıtı  ile uçsuz bucaksız bir ülkeyi tarih sahnesinden silen bir dönemin baş aktörlerini anlatıyor. 1600 yıl sonra Procopius’un yazdıkları insanlığın balık hafızası taşıdığı ve yem olmaktan kurtulamadığını gösteriyor

Cuma Duymaz, 2017 Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü’ne değer görülen Fatih Kök’ün “Ölümler ve Mandalina Kabuğu” adlı kitabını inceliyor. Varlık dergisinin Eylül 2018 sayısında.

Yorum bırakın

Ölümler ve Mandalina Kabuğu bir ilk kitap. Bir şairin poetik hedeflerini ve şiirinin yönünü ilk kitabına bakarak tespit etmeye çalışmanın doğru bir tutum olduğu kanısında değilim. Fakat ilk kitaplar bize, son derece önemli olduğunu düşündüğüm şu sorunun cevabını bulmamızı sağlayacak nitelikte veriler sunabilmelidir: Söz konusu şair, içine doğduğu şiir geleneğiyle ‘kabul’ ya da ‘ret’ ilişkisi dışında ne tür bir etkileşim süreci yaşamıştır?

“Şairin kâhinliğine inanmıyorum. Şair, ‘şimdi’nin içinde olup biteni, olup bitmemiş bir şekilde ortaya koyar,” diyen Şeref Bilsel Varlık dergisinde “Yeni Şiirler Arasında” köşesinde değerlendirmelerine devam ediyor.

Yorum bırakın

Bilsel, Varlık dergisinin Eylül sayısında “Yeni Şiirler Arasında” köşesinde Barış Dalkılıç, Ayşenur Öztürk ve Alperen Diktaş’ın şiirlerine yer veriyor.

“Bildiğini yazmayı biyografi, otobiyografi, anı, hatta deneme türlerine bırakıp kendimizi sınırlamadan bilmediğini yazmaya yönelmek, muhayyilemizi susturmadan yaratma cesaretiyle işe koyulmak yaratım konusunda hemen herkesi özgürleştirecektir.” Jale Sancak, Varlık dergisinde “Yeni Öyküler Arasında” köşesinde sizlerden gelen öyküleri değerlendirmeye devam ediyor.

Yorum bırakın

Sancak’ın Varlık dergisinin Eylül sayısında “Yeni Öyküler Arasında” köşesi için seçtiği öyküler Evrim Akdağ ve Demet Danki Erken imzalarını taşıyor.

Tozan Alkan, Varlık dergisinin Eylül 2018 sayısında “Lirik ve Asi Şair: María Eugenia Vaz Ferreira”yı tanıtıyor, iki şiir çevirisini okurlarımızla paylaşıyor.

Yorum bırakın

“….Edebiyat eleştirmenleri María Eugenia Vaz Ferreira’yı “modernizmin ve çağdaş Uruguay şiirinin ilk nüvesi” olarak değerlendirdiler. Şiirdeki başarısı ne yazık ki onu mutlu etmeye yetmedi. Ferreira’nın çalkantılı bir iç dünyası ve bunalıma düşmeye yatkın bir ruh hali vardı….”

Elçin Sevgi Suçin, Varlık dergisinin Eylül 2018 sayısında “‘Ben-Öteki-Ben’ Arasında Haydar Ergülen Şiiri”ni inceliyor.

Yorum bırakın

Haydar Ergulen. 29 Haziran 2011 / Murat Tokay

Şehir, balkon, bahçe, sokak belirgin mekânlardır Haydar Ergülen şiirlerinde; ancak “Eskiden Terzi” kitabı ile birlikte orman ve otel de bunlara eklenir. Orman, hem bizatihi ormana karşılık, hem de kadını, yalnızlığı, çokluğu, kaybolmayı, terki ve dahi hayal kırıklığını ifade için kullanılır şiirlerde.

Older Entries Newer Entries

%d blogcu bunu beğendi: