Varlık Kasım 2020 sayısının öykücüleri: Gökhan Yılmaz, Aslı Ilgın Kopuz, Alkım Doğan.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Varlık dergisinin Kasım 2020 sayısında Sina Akyol, Yılkı Atı (1970), Çelo (1972), Can Şenliği (1974) gibi yapıtların yazarı Abbas Sayar ile tanışmasını öykü tadında anlatıyor.

Yorum bırakın

Yılkı Atı (1970), Çelo (1972), Can Şenliği (1974)… Bu üç muhteşem eserin yazarıyla, koskoca Abbas Sayar’la tanışacağım için son derecede heyecanlıydım. Herhangi bir yardım istemeyecektim kendisinden, Fahrünisa Hanım’ın notunu da vermeyecektim, sadece selamını iletecektim, çünkü Yozgat’tan ayrılıp Ankara’ya dönmeye karar vermiştim. Öyleyse ne söyleyecektim ustaya, bilemiyordum. Yoksa bu bilememe hali miydi, heyecanımı daha da artıran?

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Erendiz Atasü, Faruk Duman’ın “Sus Barbatus”u üzerine yazdı. Varlık dergisinin Kasım 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Faruk Duman

Sus Barbatus’un ruhu, romandaki mekânları belirsizleştiren biçem tutumu ile, halk hikâyelerinin söylemiyle ve yazarın kurduğu dille bütünleşip içindeki ışığı usul usul sızdıran bir fanus gibi, örttüğü yakıcı gerçekliği ele veren masalsı bir atmosfer yaratıyor. Böylece roman, anlattığı ıstırabı dengeliyor. Yitimlere rağmen süren olguları anımsatıyor, masallar gibi, halk hikâyeleri gibi, halkın kendisi gibi.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Burak Süme, Türk sinemasının 106. yılında Safa Önal ile söyleşti. Filme çekilen 395 senaryosuyla bir dünya rekorunun sahibi olan Önal, Varlık dergisinin Kasım 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Safa Önal, Burak Süme ile.

1914 tarihli Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı filmini başlangıç noktası olarak kabul edersek Türk sineması 106. yılını kutluyor. Özellikle 1950’li yıllarının başında büyük bir reform yaşayan sinemamız, kendisine özgü bir üslup kurmuştur. “Sinemacılar Dönemi” olarak adlandırılan bu dönemin en önemli tanıklarından biri ise senarist, yapımcı ve rejisör kimliğiyle tanıdığımız Safa Önal’dır. 1953 yılında Kanlı Para ile sinemaya adım atmış, Yeşilçam Dönemi sinemasındaki büyüleyici etkisiyle bugünün özgün sinemasına da katkıda bulunmuştur. Filme çekilen 395 senaryosuyla bir dünya rekorunun sahibi olan Önal için Peyami Safa, “Sinemanın kazancı ama edebiyat dünyasının kaybıdır,” demiştir. Bir de “Kitapsız ilim, Safa’sız film olmaz!” tanımlaması yapılır. Biz de bu sayı için kendisiyle buluşup, Türk sinemasının bilinmeyenlerini sinema ve edebiyat ilişkisi üzerinden değerlendirdik.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Varlık dergisinin Kasım 2020 sayısının dosya konusu: “Yeni Bir Eleştiri Mümkün mü?” Yazarlarımız Barış Acar, Pelin Kıvrak, Bâki Ayhan T., Gülüş G. Türkmen. Dosyamızın içeriği hakkında bilgi edinmek için blogumuzu ziyaret edebilirsiniz.

Yorum bırakın

Kasım 2020 sayımızın dosya konusu: “Yeni Bir Eleştiri Mümkün mü?” Yazarlarımız Barış Acar, Pelin Kıvrak, Bâki Ayhan T., Gülüş G. Türkmen.

Dönem dönem “şiir öldü”, “resim öldü” dendiğini duyarız. Artık pek klişeleşen bu nidaları bir kenara bırakalım, ancak şunu rahatlıkla ifade edebiliriz: çıkmaza giren şey, herhangi bir sanat alanından önce onun eleştirisidir. Eleştirinin tıkandığı yerde kitapların –satış rakamlarına rağmen– gerçekten okunduğundan, sanat yapıtlarının –dolup taşan galerilere rağmen– anlamlı bir karşılık bulduğundan bahsedemeyiz. Bir yapıt nihayetinde kendisiyle birlikte ve kendisinden önce üretilen diğer yapıtların eleştirisidir, evet, ancak onu takip eden, yorumlayan bağımsız bir tür olarak “eleştiri”nin varlığı yapıtın bu yönünü açığa çıkarır ve sanata/edebiyata yeni bir hamle yaptıracak olan başka bir şey de yoktur. “Eleştiri”nin son durumuna dair eleştirileri bu nedenle önemsiyoruz.

“Ne yazık kendini keman olarak bulan oduna,” diyordu A. Rimbaud. Barış Acar ise “Sanat Eleştirisinin Arkeolojisi” başlıklı yazısında “estetik teorisinin anlamı kendini keman olarak bulmuş bir odun ya da kendini odun olarak bulmuş bir keman olduğunuzda ne olup bittiğini kavramaktır,” diyor ve “Eleştiri Nedir?” ve “Aydınlanma Nedir?” makaleleri üzerinden Foucaultcu “eleştirel tavır”ın günümüzde öldü gözüyle bakılan sanat eleştirisine nasıl olanaklar sunabileceğine odaklanıyor. “Estetik teorisi için tarihin şu ya da bu anını, şu ya da bu sanat akımını, akademideki şu ya da bu araştırmayı, makaleyi, kavramsallaştırmayı sıfır noktası olarak görmek yönündeki yaklaşımı bir kenara bırakarak, temsilin bir sorun olarak ortaya çıkmasını kendine kerteriz alan bir perspektif” öneriyor.

“Akademik eleştiriyi yayıncılık endüstrisi ve ana akım medyadaki kültürel ve edebî eleştirilerden ayıran en önemli özellik hem okuru hem de eleştirmeni sonuçsuzluğa götüren şüphecilik döngüsüdür,” diyen Pelin Kıvrak “Post-eleştiri Çağında Karamsarlık” başlıklı yazısında son on yılda akademik çevreleri epey meşgul eden post-eleştiri akımının, neoliberal ekonomik düzene entegre olan yükseköğrenim kurumlarının talepleri doğrultusunda geliştiğini açıklıyor ama post-eleştirinin –kendi içindeki tutarsızlıklara rağmen– çağımızın entelektüel dünyasının sosyopolitik izdüşümlerini masaya yatırmak bağlamında faydalı olabilecek bir pencere olduğunu da ileri sürüyor.

Bâki Ayhan T. ise “Elbette kültürel dönüşüm zamanlarında yeni kavramlara gereksinim duyulur ve bunu yapamayan kültürler ölü yahut ölmeye aday kültürlerdir. Ne var ki her şeyi bir ‘post’a oturtmanın da kolaycılık olduğunu görmek gerekiyor,” diyor “Eleştirinin Geçerli Geçersizliği” başlıklı yazısında. Ayrıca eleştirideki sorunların –“literatüre geniş bir hâkimiyeti olmayanların tek tek nokta atışı kavram ve/veya kuramlara saplanıp kalması” şeklinde açıkladığı– “kasıtlı sınırlılık”tan kaynaklandığını, çözümün modernizmin yeni bir kavrayışından geçtiğini ileri sürüyor. Ona göre “İlk modern insan, ilk eleştiren insan”.

Gülüş G. Türkmen “Yüksek Bağlamda Eleştirmenlik” başlıklı yazısında “İyi kötü her eleştiri mantıkçılar tarafından bir üst-dil olarak tanımlanır ve bu üst-dil, dünyanın hiçbir yerinde kolay karşılanan bir yazın türü değildir,” diyor. Edward Hall’un temel iletişim farklılıklarını açıklamak için kullandığı “yüksek bağlam” ve “düşük bağlam” kavramlarını eleştirinin vardığı noktayı yorumlarken kullanan Türkmen’in ilginç soruları var: “Eleştirmenlik tek seçenek olmayabilir mi? Bu ekosistemin düşük bağlamlı kültürün ürettiği eleştirmenlere gerçekten ihtiyacı var mı? Yoksa, gelişmeyi teşvik edecek farklı yapılar kurmak mümkün mü?”

İyi okumalar.

Mehmet Erte

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Abonelerimiz 1933’ten günümüze Varlık dergisinin tüm sayılarını https://arsiv.varlik.com.tr adresinden okuyabilirler.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Varlık’ta Bu Ay (Kasım 2020)

Yorum bırakın

DOSYA: “Yeni Bir Eleştiri Mümkün mü?” – Barış Acar, Pelin Kıvrak, Bâki Ayhan T., Gülüş G. Türkmen

EDEBİYAT GÜNDEMİ:

2020 Nobel Edebiyat Ödülü

“Louise Glück: Beklentilerin uzağında, şiirin merkezinde”

Şiir çevirileri ve yazı: Gökçenur Ç.

Wilbert Cornelissen’ın ardından

Yazılar: Haydar Ergülen, Marjan Broers

Şiir çevirileri: Armağan Ekici

YAZI: Deneysel Müzik: Başar Ünder ile Söyleşi (Müge Turan) – Geleneği Sürdürürken Aşmak: Faruk Duman’ın “Sus Barbatus”u Üzerine (Erendiz Atasü) – Kısa Filmin Uzun Sözü: Ceylan Özgün Özçelik’le Söyleşi (İrem Kargıoğlu) – Soğuk ve Abbas Sayar (Sina Akyol) – Türk Sinemasının 106. Yılında Safa Önal ile Söyleşi (Burak Süme) – Edebiyat Gerçekten Kötü Bir Şaka mı? (Raşel Rakella Asal) – Tekerrür (Kader Genç) – Alpay Aksayar’da Gerçeküstü Sızıntılar: “Onlar” (Yalın Alpay) – Melike Öztürk’ün “365 Karış”ı ya da Vazo Günlüğü (Emre Dirim) – Şiir ve Acı Çekmenin Korkunç Güzelliği (Paul-Henri Campbell) – Nesnelerin Dili (İlyas Tunç) – Salih Bolat’ın Şiir Sanatı Üzerine (Ümit Yıldırım) – Yeni Şiirler Arasında (Şeref Bilsel) – Yeni Öyküler Arasında (Jale Sancak)

ŞİİR: Harun Atak, Serap Aslı Araklı, Emrullah Alp, Hüseyin Akcan, Hakan Temiz, Sertaç Çıralı, Bilge Miray Aslan, Sercan Dinç

ÖYKÜ: Gökhan Yılmaz, Aslı Ilgın Kopuz, Alkım Doğan

DESEN: Özge Ekmekçioğlu

VARLIK KİTAPLIĞI: Metin Cengiz’le “Hayat Bir Düş” Üzerine Söyleşi (Nermin Ketenci) – Suzan Nana Tarablus’la “Bir Sabah Galata’da Uyandım” Üzerine Söyleşi (Atalay Saraç) –  “Yakınlık Korkusu” – Neslihan Önderoğlu (Şeref Bilsel) – “Aynada Yürüyen Sesler” – Mehmet Özkan Şüküran (Hüseyin Peker) – “Herkes İyi mi?” – Mehmet Öztek (Orhan Emre) – “Ausgang” – Serkan Türk (Nilüfer Altunkaya) – Can Kantarcı ile “Tepemizdeki Gölge” Üzerine Söyleşi (Nergis Abıyeva) – “Proust Bir Sinirbilimciydi” – Jonah Lehrer (Bülent Avcı) –  “4. Endüstriyel Devrim ve Mimarlık” – Raşit Gökçeli (Hikmet Temel Akarsu) – Şiir Günlüğü (Gültekin Emre) – Küresel Haberler (Zeynep Şen)

Edebiyattan resme, sinemadan sanat tarihine, çağdaş sanata, felsefeye geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Deneysel Müzik, Kısa Filmin Uzun Sözü, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında, Şiir Günlüğü, Küresel Haberler köşeleri ve son çıkan kitapların tanıtıldığı Varlık Kitaplığı bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

“Bir Sabah Galata’da Uyandım” adlı çalışmasında Suzan Nana Tarablus, İstanbul’un kentsel belleğinde önemli bir yeri olan Kamondo Han ve Galata çevresinde yaşamış kişilerle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini paylaşıyor.

Yorum bırakın

 

“Suzan Nana Tarablus, bu kitapta İstanbul’un kentsel belleğinde önemli bir yeri olan Kamondo Han ve Galata çevresinde yaşamış kişilerle yaptığı sözlü tarih görüşmelerini paylaşıyor. Bu çalışmasıyla Yahudi toplumunun kültürel belleğinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunuyor. Özellikle Galata ve çevresi ile ilgili hatıraların, duyguların aktarıldığı bu görüşmelere kendi aile hikâyesinden kesitler de ekliyor. Böylece Galatalı Yahudiler’e dair bilgi birikimini yaşamından anılarla birleştirerek, okurların Galata’daki yaşam deneyimine tanık olmasını sağlıyor.

Toplumsal yapıların mikro analizinin ortaya konmasında etkili olan sözlü tarih yöntemi, toplumsal gerçekliğin farklı boyutlarıyla betimlenmesinde önemli rol oynar. Kendi döneminin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı hakkında bilgi verir.

Kentsel mekân farklı dillerin, kimliklerin, kültürlerin karşılaşma ve diyalog alanıdır. Suzan Nana Tarablus’un bu çalışması, kendine özgü bir toplumun, İstanbul’un kültürel-mekânsal olanaklarıyla biçimlenme sürecinin bir fotoğrafını veriyor. Ayrıca Yahudi toplumunun geniş topluma açık olma deneyimini örneklemesi açısından ilginç ve önemli tanıklıklar sunuyor.” (Berken Döner)

Kitabı edinmek için: https://www.varlikonline.com/

Yazar:                         Suzan Nana Tarablus

Türü/ilgi alanı:           Anlatı

Isbn:                            978 975 434 654 1

Sayfa sayısı:               192

Boyut:                        135x195mm

Fiyat(KDV dahil):      28 TL

Gürsel Korat, “Yitik Masumiyet: Varoluşsal Suçluluk” dosyasına “Yazarın Seçimi” başlıklı yazısıyla katkıda bulunuyor.

Yorum bırakın

Çağımızın cinsel suçları varoluşsal olarak asla suçlanamayacak, doğuştan getirilen cinsel kim-likleri önyargısız bir biçimde ele alamayan insanların eseridir. Bu nedenle edebiyat bu alana el attığında bir dilsel arınma eylemi yaşamalı ve cinsiyetlere göre yapılandırılmış basmakalıp söylemlerden uzaklaşmalıdır. İçine doğduğumuz dünya cinsiyetçi bir dille örülüdür ve bu dil yüzünden edebiyatın ve bilimin dışından beslenen her insan kültürel cinsiyet kodlarını varoluşsal bir hakikat sanabilir. Ne var ki bilim kavramsal olarak, sanat da eylemsel olarak bu seçimlerden birini onaylamaktan kaçınmak zorundadır.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

Eda Gül Roidi, Varlık-Ekim 2020 dosyasında “Aidiyet” filmine varoluşsal perspektiften bakarak kişinin kendini var etme derdini yorumluyor.

Yorum bırakın

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitap/526/varlik-dergisi-abonelik

 

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: