Varlık dergisinin Ocak 2021 sayısının öykücüleri: Ilgın Yıldız, Alper Beşe, Behiye H. Malkoç

Yorum bırakın

Varlık dergisinin Ocak 2021 sayısının şairleri: Ergun Tavlan, Serdar Ünver, Enis Akın, Gülümser Çankaya, Gökçenur Ç., Anıl Cihan, Yaprak Damla Yıldırım, Ayfer Feriha Nujen, Seçil Hidayet Öztürk

Yorum bırakın

Brel, Belçika’nın Edebiyat Müfredatına Girer mi? – Gülüş Türkmen

Yorum bırakın

Edebiyatın dil ile toplum arasında yaptığı görünmez bir sözleşme vardır. Bu sözleşme, zihinlerde zamanla aşınmaya müsait bir fikri, ulusallık anlatısını, korumayı amaçlar (Combe, 2017). Tarihçi François Hartog, içinde yaşadığımız devrin ilk kez geçmişe ve geleceğe dair tüm anlatıları silmek istediğine, sadece şimdiki zamanı dikkate alarak kısa vadeli düşünmeyi yeğlediğine dikkat çeker (Wahnick & Zaoui, 2010). Nitekim 60’lı yıllardan itibaren sömürgesonrası frankofon edebiyata eğilinmiş, son 50 yılın ötesine geçmeyen bir frankofon eğitim planlanmıştır. Fransa’nın edebiyat dünyasını temsil edemeyecek kadar dar olan bu kesit, buzdağının ancak yüzeyi olabilir. Tıpkı Kanada, Belçika ve İsviçre edebiyatlarına sırt çevrildiği gibi geçmişe de sırt çevrilmesi, Sartre’ın “edebiyatın ulusallaştırılması” olarak ifşa ettiği soruna bir bakımdan paralel sayılabilir (Combe, 2017).

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Minör Edebiyat Çerçevesinde Dokundurmalar: Kalacak Yeri Olmayanlara Kapısı Açık Bir Evin Edebiyatı – Mehmet Özkan Şüküran

Yorum bırakın

Anadilinde yazmıyor olmak, zorunlu olarak Türkçe ile tanışmış olmak elbette pek çok açılardan düşünülebilir; simgesel şiddet, postkolonyal, minör, ekzofoni vb. O halde Türkçe edebiyat mı Türk edebiyatı mı? sorusundan daha önemli bir soru önümüzde durmaktadır, azınlığın yaptığı edebiyatı tematik ve dilsel olarak nerede konumlandıracağımız sorusu. “Kayıptan doğan şiir” demişti, Mahmut Temizyürek, Türkçe yazan Kürtlerin şiiri için. Bir kaybın şiiri olduğu elbette doğru ama mesela Ahmed Arif ’i nerede konumlandırabiliriz? Kaybın ötesinde, Kaygalak’ın daha önce işaret ettiği gibi “bakiyelerin Türkçesi” ile yazmaktadır onlar5 ya da Yılmaz Varol’un deyişiyle Ahmed Arif “Kako Türkçesi”ni kullanmaktadır şiirlerinde.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Türk(çe) Edebiyat(ı) Tartışmaları veya Kavramların Hizipçi Arzularla Çatışması – Bâki Ayhan T.

Yorum bırakın

“Türkçe edebiyat” tanımlamasında edebiyatı, az önce de değindiğim üzere, “dil”e (lisan, language) indirgeme söz konusudur ve hiçbir edebiyat yapıtı yalnızca “dil”e indirgenemez. Yanı sıra ve daha vahimi, “Türkçe edebiyat” tanımlamasının içine çeviri şiirler de girer!

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Kelimeler ve Milletler – Selçuk Orhan

Yorum bırakın

‘Türkçe edebiyat’ denmesinin merkezinde millet değil dil ölçü olarak önerilmiş. İlk bakışta dilin ele alınması edebiyat açısından tutarlı; en azından Türkçe sınırları içinde kaldığımızda bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Halbuki ‘Türkçe edebiyat’ demenin altında yatan amacı gözden geçirdiğimizde bana göre daha derin bir çatlak ortaya çıkıyor. Eğer amacımız, aynı dilde yazan farklı milletten yazarlara karşı adil olmaksa neden her yazarı mensup olduğu millet üstünden ifade etmiyoruz? Türkçe yazan bir Ermeni yazarını –elbette kişisel tercihini de gözden kaçırmadan– Ermeni Edebiyatı içinde değerlendirmek neden yanlış olsun? Ermeniler, Roma döneminden beri çeşitli imparatorluk ve devletlerin tahakkümü altında yaşadı. Edebiyatlarını Ermenice dışında başka dillere genişletmeleri olağandı. Dilin son kertede belirleyici olduğunu kabul ederek aslında başka milletlerin edebiyatlarını yine bir üst kanon içinde eritmeye kalkmıyor muyuz?

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

 

Kapsayıcı Toplumlar ve Türkçe Edebiyat – Türk Edebiyatı Tartışması – Deniz Bağrıaçık

Yorum bırakın

Entegrasyon genellikle asimile etmek, göç eden bir topluluğun yerleştiği topluma uyum sağlayıp çoğunluğu oluşturanlar gibi düşünmesini beklemek gibi algılanmaktadır. Oysaki antropolog Charles Gardou, beraber yaşayan tüm farklı etnik, dinî kökenli toplulukların kendilerini evlerinde hissettiği bir form olarak tanımlar kapsayıcı toplumu.

Günümüz toplumları yeni bir teşkilatlanma dönemine girmiştir. Değişim, varlık bilincimizin şüphesiz en büyük sınavlarından biridir; kaçınılmaz, kaçınılmaz olduğu kadar ürkütücü, ürkütücü olduğu kadar da özgürleştirici olabilir. Ancak insanlar için, kısıtlı yaşam sürelerinde, dünya tarihinin büyük dönüşümlerini algılamak, sindirmek sancılı olmakla birlikte, güç dengelerinin değişiminin gölgesinde yıkıcı da olabilir.

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

 

Zeynep Şen, Varlık okurlarını dünyadaki kültür sanat olaylarından haberdar etmeyi sürdürüyor.

Yorum bırakın

Varol McKars, “Ateş, Su ve Aşk” adlı romanı üzerine Ayhan Şahin’in sorularını yanıtlıyor. Varlık dergisinin Ocak 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Varol McKars

“Ateş” ve “Su” adlarını seçerken ana karakterlerin hem zıtlığını hem de kaçınılmaz birlikteliğini vurgulamaya çalıştım. Okyanus’a gelince: Romanın ana karakterlerinden Ateş’in tutku ve korkularını, çelişkili ruh hallerini anlatırken okyanus sembolünden yararlandım. Çünkü metindeki okyanus metaforu, dünyanın farklı yerlerindeki öyküleri fiziksel olarak birbirinden ayıran bir tür erişilmezliği simgeliyor; bu da elbette ki özlem, gizem, korku, ölüm gibi pek çok duyguyu barındırıyor içinde.

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Âba Müslim Çelik’in “Aslı Akyüz’ün Kanat Alıştırmaları İçin” adlı kitabı üzerine Ozan Öztepe yazdı. Varlık dergisinin Ocak 2021 sayısında.

Yorum bırakın

Aslı Akyüz’ün Kanat Alıştırmaları İçin başlıklı kitap, sanat eserinin bir gerçeklik olarak ele alınarak farklı özneler tarafından yeni arayüzlerde üretilmesi bakımından özgün değer taşımakta. Kitap, birden fazla sanatçının bir araya gelerek art-zamanlı çalışıp ortaya koydukları resim, fotoğraf, şiir ve çevirinin bir toplamı. Okuyucu için ilgi çekici olan ise, farklı zaman ve mekânlarda gerçekleştirilen bu çalışmaların, eşzamanlı olarak sayfa düzleminde gözlemlenebilir olması.

 

*

Abonelerimize tüm yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, Varlık dergisinin https://arsiv.varlik.com.tr/ adresindeki 87 yıllık dijital arşivine erişim imkânı sunuyoruz. Arşivimizden güncel sayımızı da okuyabiliyorsunuz.

 

Abonelik için: https://www.varlikonline.com/kitaplar/71/varlik-dergisi-abonelik

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: