Yalın Alpay, Varlık dergisinin Nisan 2020 sayısında Fevzi Karakoç’un resimlerinde “Evren – Figür İkiliği”ni inceliyor.

Yorum bırakın

“Altın Atlar Meydanda”, Fevzi Karakoç, 2018

Karakoç bize bir öykü, anlam ya da mesaj iletmez. Seçtiği figürler ve tasvirler hiçbir öz taşımaz. Re­sim onda bir taşıyıcı ya da bir tem­sil mekanizması değil, varılmak is­tenen amacın bizzat kendisidir. Bu nedenle resmi ikincil kılıp da bir anlatı üretmeyi reddeder. Kendi dı­şına gönderme yapacak bir resim ona yabancıdır. Karakoç’ta resim, resim içindir.

1933’ten günümüze Varlık’ın tüm sayılarını dergimize abone olarak dijital arşivimizden okuyabilirsiniz: https://www.varlikonline.com/varlik-dergisi

Varlık dergisinin Nisan sayısını web sitemizden edinebilirsiniz: https://www.varlikonline.com/kitap/570/varlik-dergisi-nisan-2020

Aziyade / Pierre Loti

Yorum bırakın

Aziyade, güzel bir aşk romanı olduğu kadar, Batı’nın Doğu’yu algılayışını yansıtması açısından da dikkate değer bir yapıttır.
Doğu kültürü ve gizemine ilgi duyan deniz teğmeni Loti, Uzak ve Yakın Doğu’daki birçok limanda yaşadığı maceraların ardından, gemiyle Selanik’e gelir. Aziyade adındaki güzel kadınla tanıştıktan sonra Türklere ve Türkiye’ye özel bir sevgi beslemeye başlar. Çerkez cariyesi olan bu kadına karşı tutkulu aşkı, daha sonra görev gereği geldiği İstanbul’un Eyüp semtinde de devam eder…
Batılıların Türkiye politikasını eleştiren ve her zaman bir Türk dostu olduğunu söyleyen Pierre Loti, ilk romanı Aziyade’yi 1876’da, ikinci romanı İzlanda Balıkçısı’nı 1886’da yayımladıktan sonra kendini edebiyat çevresine kabul ettirmiş, 1891 yılında Fransız Akademisi’ne seçilmiş, 1910’da Légion d’Honneur nişanını almıştır.

Türkçesi: Filiz Deniztekin

Kitaptan edinmek için: https://www.varlikonline.com/kitap/567/aziyade

Sami Karaören’in “Güzel Günlerimiz Oldu” adlı anıları üzerine Z. İrem Gönül yazdı. Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında.

Yorum bırakın

Sami Karaören adı öncelikle şu üç kavramı anımsatıyor: Cumhuriyet, Cumhuriyet gazetesi ve arı Türkçe. Güzel Günlerimiz Oldu adlı bu kitapta anlatılanlar yalnızca bir gazetecinin anıları olarak okunacak anılar değil. Cumhuriyet tarihinin belki en önemli döneminin, 50’li- 60’lı yılların tam odağında yaşamış, yaşadıklarının, dostluklarının hakkını verebilmiş, dünyaya hep mutlu bir gözle bakabilmiş gerçek bir aydın örneği Sami Karaören. Cumhuriyet gazetesi bugün olduğu gibi o yıllarda da siyasal durumda işlevi olan belki ilk gazete. Gazetenin okurlarının da bildiği gibi ülkede Cumhuriyet nasıl bir süreç yaşıyorsa Cumhuriyet gazetesi de benzer süreçlerden geçmiştir hep.

Prosper Mérimée’nin klasikleşen eseri “Carmen”, Yaşar Nabi Nayır’ın titiz Türkçesiyle, gözden geçirilmiş yeni basımıyla Varlık Yayınları arasında.

Yorum bırakın

Prosper Mérimée
CARMEN 
Türkçesi: Yaşar Nabi Nayır
ROMAN
80 sayfa
ISBN978 975 434 649 7

 

Ünlü Fransız yazarı Prosper Mérimée’nin bu kısa ve klasik romanı, Bizet’nin aynı adlı operası sayesinde geniş çapta tanınan bir eserdir.

Mérimée burada, bir sigara fabrikasında çalışan alımlı ve cilveli Çingene kızı Carmen ile ona çılgınca sevdalanarak acı sona doğru adım adım sürüklenen Don Jose adlı asker arasındaki tutkulu ilişkiyi anlatır.

Bu gizemli Çingene kızının serüvenlerinin yanı sıra Romanların  yaşantısını, şaşırtıcı dünyasını da gözler önüne seren Carmen, günümüzde de değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.

“Rüya Zamanı” adlı son şiir kitabını yayımlayan Salih Bolat, 10 Kasım Pazar günü 14.oo – 17.oo saatleri arasında TÜYAP’ta Varlık Yayınları Standında (3102D) okurlarıyla buluşuyor.

Yorum bırakın

Esra Alkan ve Esat Korkmaz, 7 Kasım Perşembe günü saat 14.15’te TÜYAP’ta Karadeniz Salonu’nda bir söyleşide buluşuyorlar: “İnsanda Çocuk, Edebiyatta Masal Olmak”.

Yorum bırakın

Semih Poroy, 3 Kasım Pazar ve 4 Kasım Pazartesi günleri 14.oo – 17.oo saatleri arasında Varlık Yayınları standında (3102D) okurlarıyla buluşuyor.

Yorum bırakın

Eşref Yener, 2019 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü’ne değer görülen “Döndüğümde Yoktum” adlı kitabını imzalayacak. TÜYAP’ta 2 Kasım Cumartesi günü 14.oo – 16.oo saatleri arasında Varlık Yayınları standında (3102D).

Yorum bırakın

Salih Bolat 1983-2014 yıllarında kaleme aldığı şiir kitaplarını İlk Kar’da toplamıştı. Aradan geçen beş yılda yazdığı şiirler Rüya Zamanı adıyla, yine Varlık Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.

Yorum bırakın

 

Salih Bolat 1983-2014 yıllarında kaleme aldığı şiir kitaplarını İlk Kar’da toplamıştı. Aradan geçen beş yılda yazdığı şiirler Rüya Zamanı adıyla okurla buluşuyor. Bolat yeni şiir kitabında da doğaya yönelik duyarlılığını toplumsal ve bireysel gerçeklikle birleştirerek organik bir dil kuruyor. Ama bu kez biraz daha derin, biraz daha lirik ve düşünceli.

 

katliamı kimin yaptığını araştırıyorlar

izini sürüyorlar dağlardan birikip gelen nehrin

ilkbahardan kuşkulanıyorlar,

yağmurun  sessizliğinden

akşamdan, yıldızların fısıldaşmasından

baskın yapıyorlar böceklerin kış uykusuna

yolunu kesiyorlar geçip giden sabah güneşinin

korkarak dokunuyorlar yanmış pankartlara

oysa açık bir delil ölünün yüzündeki masumiyet.

2019 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen Batuhan Aşıktoprak, betimlemeleriyle günlük hayatın tekinsiz yüzünü ortaya çıkaran ve ona serinkanlılığını kaybetmeden yaklaşan genç bir yazar. “Kurdun Postu” adlı ilk öykü kitabı Varlık Yayınları etiketiyle raflarda.

Yorum bırakın

2019 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen Batuhan Aşıktoprak, betimlemeleriyle günlük hayatın tekinsiz yüzünü ortaya çıkaran ve ona serinkanlılığını kaybetmeden yaklaşan genç bir yazar. En soğuk temasların altına gizlenen sıcak duyguları ustalıkla görüyor ve şiirselliğe kaçmadan, katı, gerçekçi bir dille okura aktarıyor. Üsluba verdiği önem hemen seziliyor, ancak insan ruhunun derinliklerine sağlam bir olay örgüsü sayesinde varılabileceğinin de gayet farkında.

Kurdun Postu’ndaki öykülerde sıradan dünyanın görünümü bir yabancının, bir ayyaşın veya bir cesedin ortaya çıkışıyla ansızın değişiyor ve karakterler kahramanlaşmaya fırsat bulamadan en iyi bildikleri yollarda kayboluyorlar.

“Dikildiğim yere bir türlü güvenemiyordum. Kuşlar susmuştu. Gerimde ansızın, yükünü taşıyamayan bir dal kırılıyor, ben bunu her seferinde sırtımın en güzel yerini seçmeye çalışan bir kurdun varlığına yoruyordum. Tüfeğimin üstünde kar birikiyordu, birkaç uzun nefesle temizliyordum. Kulaklarımda yalnızca kendi soluk sesim kalınca, aceleyle kara daldırdığım sol ayağımı hayvanın uzandığı yere doğru savurdum ve artık daha az inatçı o ince, yarı ölü sesi uyandırmayı bildim. Kurda doğru iki adım attım, en gönüllü halimle değil ama, hatta iki adım ne kadar atılmak istenmezse öyle.”

Sipariş için: https://www.varlikonline.com/

Older Entries

%d blogcu bunu beğendi: